Ana sayfa Genel Duyguları Düzenleme Mümkün mü?

Duyguları Düzenleme Mümkün mü?

57
duygu regülasyonu, duygu kontrolü
https://pixabay.com/tr/photos/g%c3%bclen-ifade-k%c4%b1zg%c4%b1nl%c4%b1k-sinirli-2979107/
Bu içerik, Klinik Psikolog Esra Sarıçamlık tarafından hazırlanmıştır.

Duygu, dışardan gelen bir uyarıcının fark edilip, kodlanması ve sonucunda da bir tepkinin ortaya çıkma halidir. Duyguların bireyin günlük hayatını devam ettirmesinde, çevresiyle olan iletişiminde ve etrafında var olan sorunların çözümlerine yönelik çözüm bulmak gibi işlevsel özellikleri vardır. İnsanın hayatta kalabilmesinin en önemli yardımcı öğelerinden biri de duygulardır.  Bugün karşısındaki kişilerin ne hissettiğini anlamakta zorlanan, kendi duygularının farkında olamayan, bu duyguları kontrol edemeyen bireyler toplum içerisinde yaşamını sürdürmekte zorluk çekerler. Bu nedenle duyguları düzenleme çok önemlidir.  Aslında bir yandan da fizyolojik süreçtir.  Yani, uyum sağlama noktasında bilişsel, davranışsal ve fizyolojik cevaplar ile davranışların ortaya çıkmasını sağlayarak dış dünyadaki olayların düzenlenmesini sağlamaktadır. Bireyin günlük hayatını sorunsuz bir şekilde devam ettirebilmesinin yolu uygun şekilde duygularını düzenleyebilmesine bağlıdır diyebiliriz. Peki duygu düzenlenebilir bir şey midir?

Duygu Düzenleme Becerisi Nasıl Gelişir?

Duygu düzenleme becerisi zamanla gelişim göstermektedir. Gelişim evresi doğum sonrasında başlar. Bebek ilk doğduğunda annenin gözlerinde kendisini görür. Annenin bebeğiyle kurduğu göz temaslarında, beslenme sırasında annenin bu süreçten keyif alıp almadığını anlamaya başlar. Bebeklerin kendi duygularını düzenleme becerileri olmadığı için ağlarlar. Bu nedenle ağladıklarında onları sakinleştirebilecek birilerine ihtiyaç duyarlar. İlk altı aya kadar çevresindeki kişilerle iletişim kurmaya, yakınındaki kişilere gülümseyerek mutlu olduğunu göstermeye başlar. Fizyolojik gelişimi sürerken bir yandan da duyguları yavaş yavaş gelişir. On ikinci aya kadar öfke, korku gibi duyguların yoğunluğu artmaya başlar. Bakım vereni güvenli bir yer olarak kabul edip yaklaşma ve geri çekilmelerle duygularını düzenlemeye başlar. Çocuklar iki üç yaşlarına geldiğinde çevresinde bulunan insanların temel duygularını (mutluluk, öfke vb.) yüzlerinden anlayabilmektedir. Dil gelişimine paralel olarak daha çok duygusal ifadeleri tanıyabilmektedir. Bu dönemde dil gelişimiyle birlikte çocuk kendisini daha fazla ifade ederek kendisi içinde yönerge vermesini sağlar bu durumda duygu düzenleme alanının genişlemesine olanak sağlar. Bakım verenlerinden ve öğretmenlerinden uygun duygusal tepki gören çocuk zamanla duygularını ifade etmede doğru olan davranışları öğrenmeye başlamaktadır.

Ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuklara duygular hakkında yaptıkları konuşmalar çocukların başkalarının duygu ve deneyimleri arasında bağ kurmalarını sağlamaktadır. Çocukların yakın çevresinin duygularla ilgili rol model olması onların duygular hakkındaki bilgisini ve duygu düzenleme becerilerini geliştirmesini sağlamaktadır. Çocukların içinde bulunduğu ortam bakımından olumlu duyguların çokluğu onların duyguları anlayabilmesi, düzenleyebilmesi ve olumlu sosyal davranışlar gösterebilmesi bakımından önemlidir. Çocuğun yaşı ilerledikçe bilişsel yetenekleri de artar. Bilişsel alandaki ilerlemeler duygu düzenlemenin yeni bir hal almasına olanak sağlar. Bu dönemde çocuk günlük yaptığı aktivitelerle çevresini şekillendirme şansı bulur. Bowlby (1969; 1982), ebeveynleriyle güvenli bağ kuran çocukların duygularını anne babasından saklamak yerine paylaştıkları, doğrudan aktarabildikleri ve olan şeyleri ifade etmeye açık olduklarını ifade etmiştir.

Duygularımı Düzenlemek Bana Ne Fayda Sağlar?

Kişiler duygu düzenlemesiyle duyguların şiddetini ayarlayabilir, kendilerini zorlayacak durumlarla ve bu duygularla başa çıkabilirler. Duygu düzenleme becerisi düşük olan bireylerin psikolojik problemlere daha açık olduğu aynı zamanda çocuk ve ergenlerde anksiyeteyi yükselttiği ifade edilmiştir.  İnsanların farklı bilişsel becerilere sahip olması, duygu düzenleme becerisini etkilediği ve bu süreçlerin psikolojik bozuklukların başlamasında ve sürmesinde önemli bir etkiye sahip olduğu ifade edilmektedir.

Erken dönemde istismar ve ihmale uğramış kişiler duygu düzenleme konusunda da zorluk çekebilmektedir. Duyguları tanıma ve yönetme becerisi bebeklikte geliştiği düşünüldüğünde yetişkinlik döneminde de bu konuda kişilerin zorlanması olası görülmektedir. Birey erken dönemde yaşadıklarına paralel olarak duygu düzenleme stratejileri geliştirir. Bu bazen uygun stratejiler olurken bazen de uygun olmayan duygu düzenleme stratejileri olur. Uygun olmayan duygu düzenleme stratejileri, bireyi o an yaşadığı durumu yaşadığından daha ağır algılamasına veya uygun olmayan davranışların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Kaynaklar

1.Beath, A.P., Jones, M.P. ve Fitness, J. (2015). Predicting distress via emotion regulation and coping: measurent variance in trait EI scales. Personality and Indıvıdual Differences, 84, 45-51.

2.Gross, J. J., ve John, O. P. (2003). Individual differences in two emotion regulation processes: Implications for affect, relationships and well-being. Journal of Personality and Social Psychology, 85(2), 348-362

3. Vatan, S. (2014). Duyguların, Duygu Düzenlemenin, Obsesif İnançların, Düşünce Kontrolünün ve Bağlanmanın, Obsesif Kompulsif Bozukluktaki Farklı Belirtilerdeki Rollerinin İncelenmesi. Doktora Tezi. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara

4. Denham, S. A., Bassett, H. H., ve Wyatt, T. (2007). The socialization of emotional competence. In J. Grusec & P. Hastings (Eds.), The handbook of socialization (pp. 614–637). New York: Guilford.

5. Berk, L. (2012). Child Development (9th Ed.). Boston: MA Pearson.

Duygu Regülasyon Bozukluğu adlı yazımız için tıklayabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Terapide Danışana Neden Ev Ödevi Verilir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here