Ana sayfa Genel Panik Bozukluk Nedir?

Panik Bozukluk Nedir?

478
https://pixabay.com/tr/illustrations/panik-yapma-panik-buton-stres-1067044/

Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır.

Temel özelliği, aniden ortaya çıkan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. Panik ataklar, birdenbire başlar, giderek şiddetlenir ve 10 dakika
içinde şiddeti en yoğun düzeye çıkar; çoğu zaman 10-30 dakika (seyrek olarak da 1 saate kadar) devam ettikten sonra kendiliğinden geçer.

Diğer kaygı bozukluklarından farklı olarak fiziksel belirtiler daha ön planladır. Bu sebeple belirtilerin sebebi ilk başta hep biyolojik, fizyolojik bir rahatsızlığı düşündürtmektedir. Bu sebeple
bu hastalar psikiyatri bölümüne başvurmak yerine kardiyoloji, acil servis, nöroloji, astroloji ve KBB gibi diğer bölümlere başvurmayı tercih etmektedirler. Örneğin kişi yaşadığı belirtiler sebebiyle kalp
krizi geçirdiğini düşünmekte ve buna bağlı olarak acil servise başvurmaktadır. Ancak yapılantetikler sonrasında kalp krizi geçirmediği ve yaşadığı durumun psikolojik olduğu hastaya
aktarılmaktadır.

Sadece panik atakların olması panik bozukluk tanısı için yeterli değildir. İlk olarak kişilerde beklenti anksiyetesinin olması tanı için önemli kriterdir. Kısaca kişi ‘’yine bu durumla (panik
ataklarla) karşılaşacak mıyım?’’, ‘’yine olacak mı?’’ tarzında korkular yaşamaktadır. Bunun yanı sıra tanı için önemli olan bir diğer kriter kişi de davranış değişikliklerinin olması gereklidir. Kısaca bu kişilerde sağlıklı olmayan uyum bozucu davranışlar (spora gitmeme, sokağa çıkmama, az yemek yeme vb.) görülmektedir. Bu iki kriterden en az birinin 1 aydan uzun sürmesi durumunda panik bozukluk tanısı verilebilmektedir.

Bu hastaların belirtileri önlemeye ve gizlemeye yönelik güvenlik davranışları çok ön plandadır. İşe gitmemek, evden çıkmamak, efor gerektiren etkinliklerden vazgeçmek, etek yerine pantolon
giymek veya atakların neden olduğuna inandıkları şeyleri yiyip içmemek bu güvenlik davranışlarından bazılarıdır. Örneğin kişi yanında kolonyası olduğu için bunun başına gelmeyeceğini düşünmeye başlıyor olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bu güvenlik davranışları olumsuz bir pekiştireçtir kısaca patoloji şiddetlendirmektedir.

Ölüm korkusu, felç geçirme korkusu veya aklını yitirme gibi korkuları nedeniyle evdeki kesici aletleri kilit altında tutma, çocuklardan uzak durma, atak sırasında intihar edebileceğini düşündüğü için balkon kapılarını kilitleme gibi davranışlarda görülen bir diğer davranışlar arasındadır.

Bu güvenlik davranışları kişiden kişiye çok değişmekle birlikte ilk geçirilen panik atağın yeri çok önemlidir. Çünkü davranışları ona göre şekillenmektedir.

PANİK BOZUKLUĞUN SONUÇLARI NE OLABİLİR?

Başkalarına Bağımlı Yaşam Döngüsü: Kişi her an panik atak geçirebileceğini bildiği için böyle zamanlarda kendisine yardım edebilecek birinin devamlı olarak yanında olmasını ister. Bu sebeple evde yalnız kalmama ya da tek başına dışarı çıkmama gibi sorunlar yaşalar.
Sosyal İzolasyon: Başkaları tarafından bu durumun görülmesini istemiyorlar. Nerede olacağını kestiremediği için olabildiğince sosyal ortamlardan uzak durmalıyım diye
düşünmektedirler. Bu durumda okula ya da işe gidememe durumlarına yol açmaktadır.
İş Gücü Kaybı: Tüm bu durumlar kişinin meslek edinememesine ya da iş yapamamasına yol
açmaktadır.
Ekonomik Güçlükler: Çalışamadığı için ortaya çıkan maddi problemler kaçınılmazdır.
Alkol-Madde: Genellikle bu kişiler dayanılmaz hale gelen beklenti anksiyetesini yatıştırmak için kişi alkol veya maddeye başvurabilmektedir.
Evlilik Sorunları: Sürekli hasta olan, yalnız kalamayan ve talepkar olan bir kişi profili eşleri zorlayabilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumlarına Yük Olma: Panik bozukluğu olan hastalar yaşamlarını hastane çevresinde merkezlemektedir ve devamlı olarak bu hastanelere giderek sık sık tahlil
yaptırmaktadır.

TEDAVİYİ ZORLAŞTIRAN ETKENLER
• Kişinin alta yatan hastalık inancını değiştirememesi. Başka bir ifadeyle kişinin sürekli ‘’bu belirtiler kalp kriziyle ilgili bir şey değil değil mi? gibi sorularla uzmanların kendisini ikna
etmesini istemesidir. Bu durumda tedaviye uyumlarını zorlaştırmaktadır.
• Acil servis kısır döngüsünün fazla olması. Her atakta acil servise başvurmaları tedavi süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple acile başvurmamaları konusunda hastalarla
anlaşma yapılmaktadır.
• Alkol-madde kullanımı. Kaygılarını sakinleştirmek amacıyla kullanıyor olabilecekleri için detaylı araştırılmalıdır.
• Kişinin acil tedavi beklentisi. Panik ataklarının hemen geçmesini istemek ve bu konuda evhamlı davranmak süreci zorlaştırmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Obsesyon-Kompulsiyon Tipleri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here