Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır.
Son yıllarda yapılmış çalışmalar erkeklerin belirli bir vücut şekline uyma konusunda en az kadınlar kadar baskı yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Kadınlar tarafından hissedilen zayıflığa yönelik
baskıların aksine, erkekler çoğunlukla kaslılığı elde etmek ve korumak için baskı hissetmektedirler.
Bununla birlikte vücut geliştirmenin popülaritesi arttıkça, artan sayıda genç erkeğin görünümlerinden memnun olmadığını, ideal beden algısının değiştiğini ve yağsız vücut kütlesinin
daha önemli hale geldiği görülmektedir (Mosley 2009; Devrim ve ark. 2018; Duran ve ark. 2020).
Bu durumlar göz önüne alındığında bigoreksiyanın özellikle genç yetişkin erkekler ve vücut geliştiriciler arasında görülmeye başlanması şaşırtıcı gelmemektedir.
Bigoreksiya, diğer bir adıyla ‘’kas dismorfisi’’, beden dismorfik bozukluğunun bir alt tipi olup, çoğunlukla yeme bozuklukları ile birlikte gruplanmaktadır (Özoğlu ve Hocaoğlu, 2019).
Sıklık ve Yaygınlık
Vücut geliştirme sporu ile ilgilenen herkesin bu tanıya sahip olacağını söylemek elbette ki doğru değildir. Ancak yapılan çalışmalar, bu kişilerin tanı kriterlerini sağlamasa dahi vücudunun
görünümüyle ilgili kaygı taşıdıklarını ortaya koymaktadır.
Ayrıca kadınlara göre erkekleri daha ciddi derecede etkilemektedir. Bigoreksiya tanısına uyumlu olan kişiler aynı anoreksiya nevroza yeme bozukluğuna sahip kişiler
gibi beslenme rutinlerini veyahut diğer eylemlerini sağlıklı yaşam tarzlarının bir parçası olarak açıklamaktadırlar. Bu nedenle de desteğe ihtiyaç duymadıklarını düşünmektedirler.
Bu durumda Bigoreksiya hem tanının belirlenmesini hemde tedavi sürecini olumsuz etkilemektedir. Sıklık bakımından da doğru sonuçlar elde edilmesini etkileyebilen bir faktör olarak bu durum göz önüne alınmalıdır.
Klinik Belirtiler
Bu kişiler vücut yapıları normal hatta aşırı kaslı olmasına rağmen vücudunu zayıf, küçük ve yetersiz olarak tanımlamaktadır. Bu sebeple yaz aylarında plaj tarzı yerlere gitmemekle birlikte sıcak
havalarda kalın hatta üst üste kıyafetler giymeyi tercih ederler.
Kas kütlesi olarak kendilerini yetersiz görme takıntıları ve kas kütlesini arttırıp yağ kütlesini azaltma arzuları kişinin uzun süren saatler boyunca bir noktada belki de sakatlanana kadar ağır
düzeyde egzersiz yapmalarına, sporu destekleyici besin takviyelerine yüksek miktarda para harcamalarına, anormal beslenme alışkanlıklarına, steroid bağımlılıklarının oluşmasına sebep olabilmektedir. Aynı zamanda bu uzun uğraşlar bir noktada sosyal olayları kaçırmalarına ve hatta işlerini kaybetmelerine dahi yol açabilmektedir. Genel olarak kısa vadede sağlık sorunları yaşamalarına neden olmasa da uzun vadede ciddi oranda
sağlık risklerine yol açabilecek bir tanıdır. Yapılan araştırmalar bu tarz ilaç ve besin desteklerinin uzun kullanımlarının, yüksek kolestrol, prostat büyümesi, erkek tipi kellik, jinekomasti, ve
testiküler atrofiye neden olabileceğini göstermektedir (Mosley, 2009).
Oluş Nedeni
Son yıllarda medyanın hem kadın hemde erkeklerin vücut görünümleri üzerine odaklanması bu kişilerin vücutları ile ilgili takıntı geliştirmesine sebebiyet vermektedir. Kadınların ve erkeklerin, fitness dergilerinde ya da medyada (müzik klip çekimleri, reklamlar ve diziler vb.) yer alan bu vücut görünmelerine odaklanması ve benimsemesi sonunda vücut memnuniyetsizliği, bedeni ile ilgili takıntılar geliştirmesine neden olur. Tüm bu durumlara bağlı olarak da bigoreksiya ve yeme
tutum değişiklikleri gelişebilmektedir. Kişinin tercih ettiği sporun ne olduğu da büyük önem taşımaktadır. Örneğin halter tarzı bir sporda önemli kriter kişinin güçlü olmasıdır. Vücut geliştirmede önemli nokta güç değil, estetik kaygılardır.
Bu tarz estetik görünümü önem teşkil eden sporlarda bu tanıya daha sık karşılaşmaktayız.
Tedavi
Büyük çoğunluğunun tedaviyi kabul etmedikleri bilinen bir gerçektir. Bu nedenle psiko-eğitim gibi
yöntemlerle farkındalık kazandırmak bu kişiler için gerekli olan ilk müdahaledir. Kişinin imaj kaygılarını gündeme alarak konuşmak içinde bulunduğu durumu fark etmesi ve tedavi
açısından önemlidir. Aynı zamanda konuları ele alabilmek adına antrenörlerden destek alınması tedavi açısından faydalı olabilmektedir. Tedaviye en iyi yanıt verenler ise tek başına fluoksetin veya bilişsel davranışçı terapi ile
kombinasyon halinde fluoksetin tedavisi olarak bildirilmiştir (James ve ark, 2005; aktarılan: Devrim ve Bilgiç, 2018). Bunun yanı sıra, grup tedaviler uygulanabilmektedir.
Ruh sağlığı alanında çalışanlarının da bu yeni literatüre giren tanı hakkında yeterli bilgiyi edinmesinin erken tanı ve müdahale için büyük önem taşıdığını düşünülmektedir. Özellikle vücut
geliştirici kişiler gibi risk faktörlerine dahil olan kişiler ve durumlar mutlaka göz önüne alınmalıdır.
KAYNAKÇA
Devrim A, Bilgiç P. Bigoreksiya: vücut dismorfik bozukluğu mu, yeme bozukluğu mu?. Sağlık
Bilimleri Dergisi, 2018; 27(1): 64-9.
Duran, S., Çiçekoğlu, P., & Kaya, E. (2020). Relationship between orthorexia nervosa, muscle
dysmorphic disorder (bigorexia), and self-confidence levels in male students. Perspectives in
Psychiatric Care.
Özoğlu, F., & Hocaoğlu, Ç. (2019). Bigoreksiya Nedir? Tanı ve Tedavi Yaklaşımları. Spor Eğitim
Dergisi, 3(2), 71-78.
Mosley, P. E. (2009). Bigorexia: bodybuilding and muscle dysmorphia. European Eating Disorders
Review: The Professional Journal of the Eating Disorders Association, 17(3), 191-198.
Bir önceki yazımız olan Panik Bozukluk Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.








