Ana sayfa Genel Anormalliği Değerlendirirken Ele Alınan Özellikler

Anormalliği Değerlendirirken Ele Alınan Özellikler

1084
https://pixabay.com/tr/photos/kalem-ola%C4%9Fan-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-anormal-k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1-4552633/

Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır.

İnsan psikolojisinin kabul edilmiş, sınırları belirlenmiş bir normal modeli, dolayısıyla normal ve
anormal eylemleri ayırt edebilmemize yarayan kesin bir ölçütü yoktur. Kim tanımlıyorsa normalde
ona göre değişmektedir. Örneğin kızılderili toplumdan gelen insanlar dumanla ilgili birtakım
öyküler anlatıyorlarsa ve onların inanışlarında dumanın belli anlamları varsa biz bunları bilmiyor
olabiliriz. O nedenle kişinin kültürünü araştırmadan sadece kendi gerçeğimize uyumlu olmadığı için
anlattıkları durumlara hezeyan diyemeyiz. İşte normallik burada değişmektedir.

Anormallik Ölçütleri

1- İstatiksel Seyreklik
Bir durumun, bir davranışın istatiksel olarak seyrek olması anormal olmasının bir işareti olabilir
ancak kesin demek doğru değildir. Örnek olarak 86-115 puan aralığı normal zekayı temsil ettiğine
göre 86 puanın aşağısı zekâ geriliğini, 115 puanın üstü ise üstün zekayı işaret etmektedir. Her iki
durumda istatiksel olarak seyrektir. Buna karşın üstün zekâ seviyesine sahip olmak istatiksel olarak
seyrek olsa da anormal kabul edilmemektedir. Benzer şekilde belli bir ırktan insanlar daha çok
bulunabilir. Bu onların normal olduğunu göstermez.
Kısaca çokluk normalliği, azlık anormalliği göstermez bu nedenle istatiksel olarak seyrek olan
durumu anormal olarak kavramsallaştırmamalıyız.

2.Toplumsal Normların İhlal Edilişi
Sosyal normlara uymayan davranış bozukluk olarak kabul edilebilinir. Ancak norm dışı kalan
davranışların hepsi ruhsal bozukluk olarak görülemez. Öncelikle normlar kültürden kültüre göre
değişebilir. Kendi kültürümüzde kabul edilmeyen şeyler ruhsal bozukluk olarak kabul edilemez.
Örneğin bazı ülkelerde eşcinsel evlilikler kabul edilir durumdadır. O toplumun normlarına göre bu
normaldir. Buna karşın bazı toplumlarda eşcinsel olmayı bir hastalık olarak niteleyen kişiler dahi
vardır. Bazı ülkelerde ise eşcinsel evlilikler dini nedenlerden dolayı ölüm sebebi bile olabilmektedir.
Kavram tek olsa da bir toplumda normal olarak kabul edilirken bir diğer toplumda anormal olarak
görülebiliniyor. Bu nedenle tek başına anormal demek için yeterli bir madde değildir.

3.Kişisel Rahatsızlık Hissetme
Ruhsal rahatsızlığı olan bazı insanlar deneyimlediği süreçten ciddi anlamda rahatsızlık
hissetmektedirler. Örneğin depresyon deneyimleyen kişi yaşadığı durumdan büyük ölçüde
hoşnutsuzdur. Benzer şekilde kedi fobisi olan kişiler kedi olan bir ortamda bulunmakta zorluk
yaşadığı ve bu sebeple birçok ortama girmekten çekindiği için huzursuzluk duymaktadır. Bunun
yanı sıra panik atak yaşayan kişi panik ataklarını büyük bir korkuyla deneyimlemektedir. Bu kişiler
bir rahatsızlık hissinin varlığından söz eder, ama bu söz edilen rahatsızlık hissi psikolojik kaynaklı
olarak düşünülmemektedir. Ancak bir rahatsızlık ve anormallik duygusu bu kişilerde yaşanmaktadır.
Tüm bunların yanı sıra her ruhsal hastalıkta birey rahatsızlık duymayabilir. Antisosyal kişilik
bozukluğu ve şizofreni (tüm psikotikler) gibi rahatsızlıklar bu duruma örnektir.

4.Yeti Yitimi / İşlevsellikte Bozulma
Kişinin deneyimlediği anormallik nedeniyle hayatının önemli bazı alanlarında (kişilerarası
ilişkilerinde, iş yaşamında, gündelik hayattaki becerilerinde vb.) bozulmaların varlığı ya da yeti
yitimi anormal davranışın önemli bir parçasıdır. Psikiyatrik bozukluklardaki psikiyatrik tanı
koydurucu en önemli ölçütlerden birisi işlevsellikte bozulmadır. Başka bir ifadeyle bir psikiyatrik
semptom, belirti ancak bozukluk tanısına (olma noktasına) işlevsellikte bozukluk varsa geçer.
İşlevsel olabildiğimiz oranda normale ( uyum, dengeye) o kadar yakınızdır.
Agorafobik mühendis bir hastanın şantiyede kendisine verilen görevi yerine getirememesi. Kız
arkadaşını köprü ve tünelleri kullanamadığı için uzak mesafedeki bir restorana götürememesi bu
duruma örnektir. Benzer şekilde madde kullanan kişilerde nörolojik bazı bozukluklar olabileceği
gibi kişilerarası ilişkilerde de ciddi problemler oluşmaya başlamaktadır.
Örneklerden de anlaşıldığı üzere psikolojik rahatsızlıklar kişilerin yaşamının önemli alanlarında
bozulmalara neden olmakta ve bu sebeple bu kişiler var olan faaliyetlerini sürdürememektedirler.

5.Beklenmedik Olma
Uyaran ve ortaya çıkan eylem-belirti arasında bir uyumsuzluk söz konusudur.
• Deprem yaşamış bir insanın yere düşen kalemin yaratmış olduğu sese aşırı tepki vermesi,
• İğne/kan gören kişide bayılma,
• Hayatında herhangi bir problem olmamasına karşın kişinin her an olumsuz bir şey
yaşanacağına yönelik yoğun düşüncelerinin varlığı. (Burada kaygı beklenmedik ve var olan
duruma orantısızdır.)

Travma bir anormallik yaratadabilir/yaratmayadabilir. Travmanın kendisi anormaldir. Anormal
duruma verilen normal tepkilerdir. Kişinin ruhsal ve bedensel bütünlüğünü bozan bir durumdur.
Kaygı örneğinde görüldüğü üzere hayatında bir problem olmadığı halde hemen kötü bir şey
yaşayacağını düşünmek, kısaca hemen bir tehdit hissetmek. Burada bir anormallik vardır.
Böyle bakınca çoğu zaman beklenmedik olması bir şeyin anormal olmasına katkıda bulunur. Ama
her zaman beklenmedik olan bir durum anormal bir durum yaratmayabilir. Kısaca beklenmedik
olma tek başına anormal tepkileri doğurması gereken bir şey değildir. Örneğin travmanın kendisi
anormal bir durum olabilir ancak sonuçlarında kişi gayet normal tepkiler, sağlıklı tepkiler verebilir.

Özetle, kriterlerin hiçbiri tek başına yeterli olmayabilir. Belki de hepsinin bir arada bulunması bize
psikopatoloji ile ilişkisi olup olmadığı hakkında fikir verebilir ama sadece bir tanesi vermemektedir.

Bir önceki yazımız olan Beden Dismorfik Bozukluk başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here