Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır.
Normal yas; kişinin sevdiği birinin ölümüne verdiği olağan tepkilerdir. 6 ay-1 yıl içerisinde kişinin
yeni sağlıklı ilişkilerle hayatına yön vermeye başlayacağı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra normal
yas tepkilerinde kişinin bir kaç hafta içerisinde yaptığı işine dönebileceği ve sosyal rolleriyle ilgili
denge sağlamaya başlayacağı beklenmektedir.
● Normal yas süreci yaşayan bir kişi 5 dönemden geçer;
1. İnkar
2. Öfke
3. Pazarlık
4. Depresyon
5. Kabullenme
TRAVMATİK YAS
Kişi sevdiği bir yakınını kaybetmiştir ve kaybın üzerinden en az altı ay geçmesine rağmen her gün
ya da yeti yitimine neden olacak düzeyde kaybedilen kişiye özlem duyulur. Kişi ölen kişiyle yeniden bir buluşma isteği duymakta ancak bu gerçekleşmediği için bir acı hissetmektedir. Bu
acıyı bazen fiziksel bir acı olarak duymakta aklı sürekli ölen kişiyle olmaktadır.
TRAVMATİK YAS BELİRTİLERİ
● Kişinin hayattaki rolü hakkında kafa karışıklığı ya da kendilik algısında azalma. Somut
olarak tarif etmesini istediğimizde ‘’sanki bir parçam ölmüş gibi’’, ‘’Bir parçam eksilmiş
gibi’’ diyebilmektedirler. Bu parçasına kimi zaman sağ kolum bazen kalbim şeklinde
tanımladıklarını duyabiliriz.
● Kaybı kabullenememe
● Yasın evrelerini başarıyla geçip hayata devam edememe
● Kaybın hatırlatan şeylerden kaçınma
● Kayıptan sonra kimseye güvenememe yani ciddi bir güvensizlik veya kaçınmalar
● Kayıp ile ilişkili burukluk ya da öfke
● Hayata devam etmekte zorluk yaşama (örneğin yeni arkadaşlar edinmek, hobilerine
devam ettirmek)
● Kayıptan sonra küntlük (emosyon yokluğu)
● O kişinin gitmesiyle hayatının boş, anlamsız olduğu yönünde bir duyguya kapılma
● Afallama, sersemleme ya da şoke olma hissi
TRAVMATİK YAS SEYRİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
●Bireysel faktörler
• Ölenin çocuk yada genç olması
• Kişiye birinci dereceden yakın olması
• Ölüm şeklinin daha dehşet verici ve beklenmedik olması (kaza, cinayet gibi)
• Ölen kişi ile bağımlı ya da çatışmalı ilişki (Ölen kişiyle ilişki ne kadar yolunda gidiyorsa
olayın travmatik yas olması o kadar azalıyor, ama ölen kişiyle ilişki daha bağımlıysa ya da
daha çatışmalıysa o zaman yasın daha travmatik bir seyir kazanma olasılığı o kadar
artmaktadır)
• Sosyal destek sisteminin az olması
• Kişiliğin daha içe dönük özellikte olması
• Kişilerin kadın olması
• Geçmişte kayıplar yaşaması (Bir tür aktarım yoluyla bu son yasa eklenebiliyor. Özellikle
geçmişte yasın yaşanmamış oluşu bu son yasın travmatik yaşanmasına sebep olabiliyor.)
• Kişilerin ruhsal veya tıbbi bozukluklarının olması
• Geçmişte psikiyatrik hastalığının olması
• Eş zamanlı başka stresli yaşamlarının olmasıda yasın travmatik bir seyir kazanmasını
etkileyebiliyor.
● Kültürel faktörler
Dini ve kültürel ritüeller bu sürecin doğasını, gidişatını ve işlevselliğini belirlemektedir. Örneğin
kişiye ‘’Sen güçlü olmasın, metin olmalısın’’ şeklinde yaklaşımlarda bulunmak kişinin yasını
yaşamasını engelleyecektir. Bu durumda travmatik yasın gelişmesine yol açabilecektir. Benzer
şekilde başka bir kayıp yaşadığında bunu travmatik yas olarak yaşama olasılıkları artmaktadır.
TRAVMATİK YAS & TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU AYIRICI TANISI
Travmatik Yas
● Odak ölende, ölenin görüntüsündedir (Travmatik yas gelişmiş ise kişi o kişinin nasıl öldüğüyle
değil ölen kişinin ölmüş olması onu kaybetmiş olmakla ilgilenmektedir.)
● Travmatik yasta aşırı uyarılmışlık belirtileri pek yoktur. Kaçınma semptomları var ama bu
kaçınma semptomları daha çok ölenle ilgili yaşantılardan kaçınmaya yönelik olabilmektedir.
Ölenle ilgili anılardan kaçınma onun fotografına bakmama, onun mezarına gitmeme, onun
arkadaşlarıyla konuşmama şeklinde görülmektedir.
● Sıkıntının kaynağı ölenin olmamasıdır (Travmatik yasta ana sıkıntı ana huzursuzluk ölene
hasret duymakla onun olmamasıyla onun kaybıyla dünyanın küçüldüğünü hissetmekle ilgilidir)
● Travmatik yasta bir aşırı uyarılma hali olsa bile yani bir aşırı hareketlilik gibi bir şey olsada bu
ölenle ilgili ipuçlarına ayırılmaya yönelik.
● Travmatik yasta önde gelen duygu özlem
● Yeniden yaşantılama belirtileri üzücü. Travmatik yasta yeniden yaşantılama ölenle ilgili
duygular olduğu için daha çok üzücü niteliktedir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
● Odak ölümde, dehşetin görüntüsündedir. (Yani orda odak ölüm olayında ölen kişiyle ilgili
değil)
● Güvene hasret, tehlikenin anksiyetesi, korku, öfke, tahammülsüzlük, hissizlik.
● Sıkıntının kaynağı travmatik olayın tekrar yaşanması korkusudur (TSSB’de ise ana sıkıntı ölen
kişiyle değil olayın tekrar yaşanabileceği korkusuyla ilgilidir.)
● Aşırı uyarılma potansiyel tehditleri izlemeye, kontrol etmeye yönelik. (Yani irkiliyor ‘’aman bir
şeyler mi oluyor?’’ diye kısaca ölenle bir ilgisi yoktur.)
● Önde gelen duygu korku-kaygı, özleme, arama gözlenmez
● Yeniden yaşantılama belirtileri korkutucu niteliktedir.
Bir önceki yazımız olan Travma Sonrası Stres Bozukluğu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.








