Ana sayfa Genel Kaygı Üzerine

Kaygı Üzerine

485
https://pixabay.com/tr/photos/kad%C4%B1n-%C3%BCz%C3%BCnt%C3%BC- kay%C4%B1p-y%C3%BCz-a%C4%9Fr%C4%B1-3034934/

Bu içerik, Klinik Psikolog Öznur Büber tarafından hazırlanmıştır.

Güven duygusu, tüm insanların anne karnından itibaren aradığı en yaşamsal ihtiyaçlardan biri. Kişiliğimiz, yaşadığımız dünyaya ve kendimize olan güvenimiz işte bu temel güven duygusu
üzerine inşa ediliyor. Temel güven duygumuzun sağlamlığı yaşamın zorlukları karşısındaki direncimizin de kaynağını oluşturuyor. Varoluşumuzu tehdit eden herhangi bir olay ile karşı karşıya kaldığımız, ebeveynler ve nihayetinde birer insan olarak en temel güvenlik duygularımızın sarsıldığı, belirsizliklerin arttığı zorlayıcı yaşam olayları karşısında çocuklarımızın güvenlik duygusunu nasıl sürdürebiliriz?
Özellikle de okul öncesi yaşlarındaki çocuklar, yaşadıkları olayları çoğunlukla anne-babanın duygu ve düşünce süzgecinden geçirerek anlamlandırır ve davranışlarını şekillendirirler. Bu her zaman sözlü iletişimle aktarılan bir değerlendirme değildir. Çocuklar biz yetişkinleri gözlemler ve duygularımızı koklamayı iyi bilirler. Hele ki bu kokladıkları duyguda kaygı ve korku varsa onu hızla içselleştirebilirler. İnsani olarak hiç korkmamamızın ve kaygılanmamamızın mümkün olmadığı gibi
bunu çocuğumuza yansıtmamamız da gerçekçi bir beklenti değildir. “Ben korkuyorum ama çocuğuma
hissettirmiyorum” maalesef ki bu pek mümkün değildir. Buna karşın kaygı ve korkularımızı tanımak, sebeplerine bakmak, onlarla sağlıklı bir şekilde baş etmenin yollarını araştırmak gerçekçi bir beklenti olabilir. Bu nedenle sizlerle bu yazımızda, çocuklarınızı duygusal olarak desteklerken yardımcı olabileceğine
inandığımız bazı öneriler paylaşmak istiyoruz;
 Pandemi, deprem gibi doğal afet ve kaza, hastalık gibi yaşam olayları karşısında korkmanın ve kaygılanmanın, kontrolü kaybetmiş, belirsizlik içinde hissetmenin normal bir duygu olduğunu, çocuğunuzun da bu duyguları yaşayabileceğini kabul edin.
 Korku ve kaygıya ilişkin davranışlar dışarıdan gözlemlenebildiği gibi öğrenilebilir de. O halde bu duygularınızın düzeyine, gündelik yaşantınıza nasıl yansıdığına, işlevsel olup olmadığına
dikkat edin ve kendinizi takip edin. Örneğin; pandemi günlerinden kalan sık el yıkama, dezenfekte etme, dışarıdan eve giren ürünlerin temizliği gibi önlemlerin gündelik hayatın
akışını zorlaştıran bir hale gelmemesi gibi.
 Virüslerin hızla yayıldığı bir kış mevsimindeyken çocuğunuzun okuduğu sınıf ve aile ortamında hastalık haberleri duymaya devam edebilirsiniz. Bunun neticesinde dinlenmeye çekilmeniz ve
çocuğunuzun okula gitmemesi gerekebilir. Burada izlenecek en doğru yol çocuğa yaşına ve karakterine uygun, doğru bir bilgilendirme yapmaktır.

 Aileden birinin hastalanması, vefatı vs. gibi bir olay kaygılandırıcı bir durum olabilir. Bu durumda da yine çocuğu doğru şekilde bilgilendirmek, evde sağlığınız için aldığınız önlemleri ve nedenlerini açıklamak, ölümle ilgili ‘’yaşamın doğal bir parçası, her şeyin başı ve sonu olduğu gibi bir şekilde yaklaşmak, sizin de zorlandığınızı üzüldüğünüzü ama toparlanıp
geçeceğini paylaşmak gibi’’ yaşına uygun açıklamalar yapılıp duygularını paylaşmasına ve yaşamasına izin verilmelidir.
Tüm açıklamaların yanı sıra, gün içinde çocuğunuzun rutinlerinin olması, okul saatlerine uygun bir düzen oluşturulması hem fiziksel hem dinlendirici aktivitelere alan açılması, her gün aile ile birlikte geçirilen minimum yarım saatlik zamanların planlanması çocukların güven duygularını güçlendirecek
unsurlardır.

Okuma Önerileri:
Ebeveynler için;
Belirsizlikle Barışmak Kaygı ve Endişeyi Yönetmek Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur, Büyükada Yayıncılık
Çocuklar için;
Cesur Minik Rakun- Audrey Penn, Butik Yayınevi

Bir önceki yazımız olan Empati, Ama Nasıl? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here