Bu içerik, Klinik Psikolog Öznur Büber tarafından hazırlanmıştır.
Günümüzde çocuklar teknolojiyle iç içe büyümektedir.Teknolojilerin kullanım süresindeki artışın ve izlenen içeriklerin, çocukların gelişimi ve sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Çocuklar doğduklarından 7 yaşa
kadar en hızlı öğrenme dönemindelerdir. Çünkü bu dönemde çocukların beyinleri son derece esnektir ve kendi dünyaları hakkında doğal bir keşfetme ve araştırma duygusuyla edindikleri her tecrübe ile nöronlar arası yeni bağlantılar oluşmakta
ve var olan bağlantılar daha da güçlenmektedir. Bu kritik dönemde ekrana maruz kalmak gelişimlerini olumsuz etkilemektedir. Artan teknolojik çağ ile ekran bağımlılığının ve teknolojik cihazlarda oyuna ayrılan sürenin uzamasının çocukların akranları ile yüz yüze iletişiminin ve grup oyunlarının azalmasına yol açtığı, tek başına oynanan oyunların ise artmasına
neden olduğu görülmektedir. Şu an ulaşmamızın çok kolay olduğu teknolojik aletlerin, hayatımıza yeni girdiği dönemde sınırlarını koymamız daha kolay olabiliyordu fakat hayatımızda köklü yerler edindikçe bu sınırları koymak ve korumak oldukça zor olduğu gözlemlenmektedir. Ailelerin tutumu bu konuda
oldukça önemli bir role sahiptir. Genel olarak baktığımızda, çocuk ağladığında, yemeğini yemediğinde, kendimize vakit ayırmak istediğimizde, ilk yapılan davranış çocuğu dijital görüntüye maruz bırakmak olduğu gözlemlenmektedir. Ebeveynlerin
bu tutumu çocukların fiziksel, dil, bilişsel, sosyal-duygusal gelişimini olumsuz etkileyen çok fazla zararlı duruma davetiye çıkarmamaktadır. Örneğin; iştahını arttırmak amacıyla çizgi film izleterek yemek yedirilen bir çocukta, kalıcı iştahsızlık riski arttığı görülmektedir. Hipnotize olarak farkındalık geliştirmeden
yediği yemeğin tadına, doyumuna ulaşamadığı bununda yeme bozuklukluklarına sebep olduğu bilinmektedir.
Günümüze baktığımız zaman, yaşına uygun olmayan bilinçdışına devamlı olumsuz mesaj veren oyunlarla çocuklar maruz kalmakta ve bunu gündelik hayata bulamadığında mutsuz olmaktadır. Aynı zamanda uygun olmayan davranış kalıpları ve sorun çözme becerilerini görerek bunu kendi sosyal yaşamında deneyimlemek
istemesi yine çocukların sosyal yaşam becerilerini olumsuz etkilemektedir. Olumsuz davranışların artmasına, şiddet, öfke eğiliminin artmasına neden olmaktadır. Şiddet içeren dijital oyunlarda sürekli olarak şiddetin bir sorun
çözme aracı olduğu, amaca ulaşmak, yenmek, daha fazla kişiye hükmetmek için her yolun kullanılması gerektiği mesajı verilmektedir. Dijital teknoloji kullanımı
çocukların fazla enerji gerektirmeden bireysel zaman geçirmelerine neden olmakta, çocukların pasif alıcılar olmalarına ve çocuğun çevresi ile temassızlığına yol açmaktadır.
Teknolojik cihazlarla erken yaşlarda tanışmış olmaları, onlarla fazla zaman harcamaları, düşük kaliteli ve uygunsuz içerikler izlemeleri çocuklarda, bilişsel işlevlerini (dürtü kontrolü, öz düzenleme, zihinsel esneklik, diğerlerinin
düşüncelerini ve duygularını anlama becerisi) olumsuz yönde etkilemektedir. Dikkat, hafıza oluşumu için gereklidir ve ortaya çıkan erken okur-yazarlık becerilerinin geliştirilmesi için kritik önem taşımaktadır. Teknolojik cihazların çeşitliliğinin artmasının, dikkat sürelerinin kısalmasına, yoğunlaşmanın
zayıflamasına ve dağılma düzeylerinin yükselmesine neden olduğu araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır.
Teknoloji Çocuğumuzun Hayatına Ne Zaman Girmeli Ve Sınırlarımız Neler Olmalı?
Araştırmalara göre, 3 yaşından önce çocuğunuzun hiçbir teknolojik alete maruz kalmaması gerekiyor. 3-5 yaş arasındaki çocuklar için günde en fazla 30 dakika daha ileriki yaşlarda çocuklar için ise günde 1 saati geçmeyecek
şekilde olması öneriliyor.
Ebeveynler kendi kullandıkları teknolojik cihazların da çocuklarının üzerinde olumsuz etkisi olabileceğinin farkında olmalı ve ilgiyle baktıkları ekranda çocuklarının yanında sınırlı kullanmalıdır.
Çocukların ziyaret ettikleri internet siteleri, izledikleri filmler ve
oynadıkları oyunlar mutlaka takip edilmeli ve internet sağlayacığınız ile görüşerek belli sınırlandırmalar getirebilmesi ilgili detaylar öğrenilip uygulanmalıdır.
Çocuklarının teknolojik cihaz kullanımına izin verilecekse, bu cihazların kullanımı belirli kurallara tabi olmalıdır. Vermeden saati göstererek anlaşıp, süre yaklaştıkça çocuklara hatırlatılabilir. Vermediğinde anlaşma yapıldığı şuan iki seçenek olduğu, ya kendisinin bırakacağı yada elinden almak durumunda kalabileceğiniz aktarılabilir. Aldığınızda tepkiler veriyor
ve ağlıyorsa, buna üzüldüğünü anladığınızı ama sonucun değişmeyeceğini yanında kalıp sakinleştikten sonra konuşabileceğinizi paylaşılmalı ve sabırla beklenmelidir.
Teknolojik cihaz kullanmadığı zamanlarda eğlenip keyif alacağı, doğa ile iç içe zaman geçireceği, ailesi ile paylaşım içinde olacağı ve bir hobisini keşfedeceği fırsatlar tanınmalıdır.
Aileler için okuma önerileri:
Kristy Goodwin, Dijital Dünyada Çocuk Büyütmek
Çocuklar için okuma önerileri:
Ekrana Yapışan Çocuk, Pedegog Ayşen Oy
Odamdaki Yabancı Bilgisayar, Prof Dr. Bengi Semerci
Teo’nun Tablet Kitabı, Psikiyatrist Özlem Sürücü
Bir önceki yazımız olan Tek Başına Oynayabilen Çocuklar başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.








