Ana sayfa Genel Anoreksiya Nervoza Nedir?

Anoreksiya Nervoza Nedir?

717
https://pixabay.com/tr/photos/kad%C4%B1n-%C3%A7%C4%B1plak-g%C3%B6let-oberstdorf-2238890/

Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır.

Yeme bozuklukları özellikle endüstriyelleşmiş toplumlarda oldukça yaygın görülen bir bozukluktur.

Peki neden?

Batı kültüründe inceliğin daha önemli bir kavram oluşu bu bozuklukların ortaya çıkma olasılığını
arttırmaktadır. Buna karşın doğu kültüründe hafif toplu ve kilolu olmak zenginliğin bir işareti olarak
kabul edildiğinde bu kültürde durum biraz daha farklı.
Tüm bunların yanı sıra medya ve sosyal baskı bir diğer önemli etkendir. Birçok genç kadın sosyal
baskı ve medyanın etkisiyle ince bir bedene sahip olmak için oldukça bir çaba sarf etmektedir.
Özellikle gelişmiş toplumda beden ölçüsü, kilo ve görsel imgeyle uğraş çok daha fazladır. Buna
bağlı olarak estetik operasyonların artması, cerrahi yöntemlerin artması, diyet kliniklerin hızlıca
artması, gazete, dergi ve televizyon programlarında artan sayıda diyet önerileri ve eczanelerde
satılan diyet kontrol ilaçlarında artış bu duruma örnek gösterilebilinir.

Genelde basit kaygı ile başlayan durumlar bir bozukluğa kadar gidebilmektedir. Bedensel memnuniyetsizlik ve bazı masum davranışlar (diyetle ilgili) bu şekilde kaldığında sorun
oluşturmayabiliyor ancak o ince çizgi kırıldığında yeme bozukluğu ortaya çıkabiliyor.

Yeme bozukluğunun çoğunluğu kadınlarda ve genç kızlarda görülmektedir. Ancak son zamanlarda
yapılan araştırmalarda ortaya çıkmaya başlıyor ki erkeklerde de bu bozukluk yaygın hale gelmeye
başlamıştır. Ayrıca bu açıdan toplumda modellerin, dansçıların ve atletlerin risk altında olduğunu
söylemek mümkündür.

Anoreksiya Nervoza
Anoreksiya kavramı 1873 yılında tanımlanmakta ve ‘’sinirsel iştahsızlık’’ anlamına karşılık gelmektedir. Ancak daha sonra yapılan çalışmalarda anoreksiklerin aslında iştahsız olmadıkları fark edilmiştir. Hatta iştahlarının gayette yerinde olduğunu ancak yememek için kendilerini ciddi anlamda kontrol altına almış durumda oldukları anlaşılmıştır. Kısaca aslında iştahlılar ve
kontrollerini kaybettikleri anda ciddi yemek yiyebilmektedirler.

DSM V Kriterleri Anoreksiya Nervoza’ için
Normal vücut ağırlığında olmayı reddetme
Zayıf olmasına rağmen kilo almaktan, şişmanlamaktan aşırı korkma
Bedenini çarpık algılama (ne kadar zayıf olursa olsun kendisini şişman algılamaktadır)

Klinik Görünüm
• Kilo kaybetmeye yönelik amaçlı ve istekli davranış biçimleri
• Kilo kaybı
• Beden ağırlığı ve yiyeceklerle aşırı uğraş (zihinde hep yemek vardır.)
• Özel yemek yeme biçimleri (küçük parçalara bölme, ağızda uzun süre çiğneme vb.)
• Kilo almaktan aşırı korku
• Beden bozukluğu ile ilgili karakterize bir bozukluk (bozulmuş beden imgesi)
• Belirtiler egosintonik. Bu bir yaşam stili gibi ‘’Ben bu kadar yiyorum, bu kadar yemeliyim
zaten’’ tarzında cümleler duyulabilmektedir. Yani bu kişiler kilo verdikçe rahatsızlık
duymamaktadırlar. Tam tersi kendisini daha iyi hissetmektedirler. Hatta ölüm sınırına yaklaşıncaya kadar kilo vermeye bilinçli bir şekilde devam etmektedirler. Etrafındakiler daha tedirgin, daha rahatsız bakmakta bile zorlanmaktadır.
• Artan fiziksel aktivite
• Bazen çıkarma davranışları
• Aynaya bakma (yemek öncesi ve sonrası / tuvalet öncesi ve sonrası / egzersiz öncesi ve sonrası)Bedenlerinde olumsuz değişiklikler (fiziksel olarak) ortaya çıkmaya başlamaktadır;
• Baş dönmesi / sersemlik
• Saçlarda dökülme / seyrelme / azalma
• Vücutta tüylenme
• Adet ile ilgili problemler, polistik over ile ilgili şikayetler, kistler
• Kan seviyesinde anormallikler
• Kaslarda erime, kas tonusunun erimesi
• Deride kuruma
• Vücut ısısının düşmesi
• Kalp atışı ve kan basıncınını düşmesi
• Ödem

Anoreksiyanın 2 farklı tipi vardır. Birincisi kısıtlayıcı tip. Bu kişiler yemeği reddetmekte ve hiçbir şey yemiyorlar. Genelde anoreksiklerin büyük çoğunluğu bu tiptedir. İkinci tip ise aşırı yeme-çıkarma tiptir. Çok miktarda sonra kusma yoluyla ya da diğer yollarla (aşırı egzersiz, laktikasit kullanma) çıkarmaya çalışmaktadır.

Ölüm ile sonuçlanan tek psikiyatrik rahatsızlık olarak bilinmektedir. Diğer bozukluklarda intihar
riski ile ölüm vardır.

Tedavi;
Tek başına psikologun tedavi edebileceği bir bozukluk değildir. Diyetisyen ve ilaç tedavisi için
psikiyatrist desteği önemlidir. Aynı zamanda ağır anoreksiya da hastane yatışta olmalıdır. Hastaneye
yatışlarda hem yeme davranışlarını gözlemlemek hemde yemek yedikten sonra 2-3 saat içerisinde
egzersiz yapmasını engellemek için yanında genelde bir hemşire olmaktadır. Hasta genelde
öğünlerini yemeğe çalışıyor ancak çok zorlanıyor. Çoğu zamanda da yiyormuş gibi yapıyor, dil
altında saklıyor ya da tabağından alıp başka yere saklamaya çalışabiliyorlar.

Bir önceki yazımız olan Özel Gereksinimli Çocuğa Sahip Olan Ailelerin Yaşadıkları Stres ve Çocuklarına Karşı Tutumları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here