Ana sayfa Genel Bağlanma Stilleri İlişkileri Nasıl Etkiliyor?

Bağlanma Stilleri İlişkileri Nasıl Etkiliyor?

162
Bağlanma Stilleri İlişkileri Nasıl Etkiliyor?

Psikolojide bağlanma, kişinin bakım vereni ile kurduğu duygusal bağa verilen isimdir. Erken yaşta edinilen bağlanma stilleri, kişinin gelecekteki ilişkilerini de doğrudan etkiler. En yaygın ve kabul gören bağlanma teorisi olan Bowlby’nin bağlanma biçimleri, 4 tane bağlanma stili içerir: Güvenli bağlanma, saplantılı bağlanma, kayıtsız bağlanma ve korkulu bağlanma.

Bağlanma kuramı, erken yaşta kurduğumuz ebeveyn ilişkilerinin erişkinlik ilişkilerini etkilediğini savunur. Bu nedenle güvenli bağlanan kişiler daha dürüst ve sağlıklı ilişkiler yürütürken, diğer bağlanma stilleriyle kodlanmış kişilerin ilişkilerinde problemler olabilir.

Bağlanma Stilleri ve İlişkiler

Güvenli bağlanma: Güvenli bağlanma stiline sahip olan bireyler, aşk hayatında daha başarılıdır. Partnerleri ile uyumlu hissederler ve onlara kişisel alan tanırlar. İlişkilerinde daha açık ve dürüst bireylerdir. Partneriyle birlikte gelişebileceklerine ve birbirlerini besleyeceklerine inanırlar. Bunların hepsi kulağa mükemmel ilişki gibi gelebilir. Güvenli bağlanan kişilerin de elbette kötü günleri vardır. Ancak bu kişiler sorunlarını iletişim kurarak hallederler, partnerlerine saldırmazlar. Bu nedenle ilişkiler daha sağlamdır. Nüfusun yaklaşık %55’i güvenli bağlanma stiline sahiptir.

Saplantılı Bağlanma: Bu kişiler aşkı fazlasıyla romantize ederler. İlişkilerini gerçeklik zemini yerine kendi dünyalarındaki zemine oturturlar. Bu kişiler karşısından fazla talepleri olan ve takıntılı kişilerdir. Saplantılı bağlanma stiline sahip olan bireyler çevresine ve kendisine karşı güven problemleri yaşarlar çünkü çocukluklarında onlara sağlıklı bir şekilde rehberlik eden birisi yoktur. Hatta hiç yönlendirilmemiş çocuklar olabilirler. Nüfusun %20’sini kapsar.

Kayıtsız Bağlanma: Bu kişiler ilişkide duygularını belli etmeyen, soğuk kişilerdir. Elbette kişisel alan önemlidir. Ancak bu kişiler çok fazla kişisel alan isteyip partnerlerini ilişkiden uzaklaştırabilirler. Bu da iki kişi arasındaki bağlanmayı zedeler. Partnerleri onlardan ayrılmak isterlerse umurlarında değilmiş gibi davranırlar. Duygularını dışarıya göstermezler. Bu nedenle kayıtsız bağlanan kişiler çok az insanla yakın ilişkide bulunurlar. Nüfusun %25’i kayıtsız bağlanan kişilerden oluşur.

Korkulu Bağlanma: Bu kişiler bir yandan çok yakın bir yandan çok uzak olan kişilerdir. Beklenmeyen tepkiler vermeye müsaitlerdir. Hisleri onları etkisi altına alır, tükenmiş hissederler. Terk edilmekten korkarlar. Bu nedenle partnerlerine rahatça güvenemezler. Bu yüzden bu ilişkilerde çok fazla iniş çıkış yaşarlar. Partnerlerinin ilgisinin azaldığını hissettiklerinde onların fazla üstüne giderler. Hatta bu ilişkiler zarar verici ilişkilere dönüşebilir. Nüfusun %5’ine tekabül ederler.

Peki insanlar çocukluğundaki ilişkileri sebebiyle yetişkinlikte bu bağlanma stillerine mahkum mudur? Elbette daha kaliteli ilişkiler çabalamak gerekir. Kim olduğunuzu kabul etmek ve kendinizi tanımak en büyük adımdır. Davranışlarınızı gözden geçirmek ve sağlıksız olanların üstesinden gelmek ilişkileriniz için güçlü bir adım olacaktır.

 

https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-upside-things/202105/how-different-attachment-styles-affect-relationships

 

 

 

 

 

 

Bir önceki yazımız olan Uyku Hijyeni Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here