Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır.
Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve hayat boyu devam eden nöropsikiyatrik, gelişimsel
bir bozukluktur.
Sınıflandırma
Atipik Otizm: Otistik özellikleri az, üst düzey işlevlere sahip.
Hafif Derecede Otizm: Orta derecede zihinsel becerileri ve işlevsel dil yetenekleri olan çocuklar.
Orta Derecede Otizm: Orta düzeyde zihinsel engel, sınırlı konuşma ve yinelenen davranışlara sahip.
Ağır Derecede Otizm: Ağır zihinsel engel, içe kapanıklık, iletişim becerileri olmayan çocuklar.
Erken Dönem Belirtileri
Çevreye karşı ilgisizlik
Oyun oynama becerisinin eksikliği.
En önemli belirtisi denilebilinir. Çocuk kendi kendine oynamayı tercih ediyor. Bu durum gelişiminin doğasındaki yalnızlık değildir. Arkadaşları oynarken onu tek başına camdan dışarı bakıp
arabaları izliyorken bulabiliriz. O nedenle anne ve baba başkalarıyla kaynaşmak istememesinden,
yalnız kalmayı tercih etmesinden şüphelenmelidir.
Kendini yenileyen ve sürekli tekrar eden takıntılı davranışlar
Anlamsız, tekrarlayıcı ancak ona keyif veren davranışlar diyebiliriz. Bu öğretilebilecek bir davranış
değil aksine garip bir davranıştır.
-Gözüyle koltukların simetrisini takip etme,
-Etrafında dönme,
-Dönen nesneleri izleme (bulaşık/çamaşır makinesini izleme),
-Parmak ucunda yürüme v.b.
Adına tepki vermeme
Biri bizlere seslendiğinde ekstra bir durum olmadıkça sosyal bir canlı olarak dönüp bakarız. Fakat
otizmli bireyler bakmıyor.
Göz kontağı kurmakta zorlanma
Büyük kısmı karşısındaki kişinin genelde ağız çevresine odaklanmaktadır.
Belirtiler ve Özellikler
1.Sosyal Etkileşimde Yetersizlik
• Göz kontağında sınırlılık.
• Ortak ilgide sınırlılık. Başkalarının işaret ettiği yere bakmama. Örneğin sınıftaki hoca
‘’herkes tahtaya bakıyor arkadaşlar’’ diye seslendiğinde tüm öğrenciler aynı anda tahtaya
bakar. Ya da bir eşya düşse hepimiz bir anda döner sesin geldiği yere bakarız. Ancak otizm
de ortak ilgi çok az ya da yoktur. O nedenle bu gibi durumlarda otizmli bireylerin dönüp
bakmadıklarını fark edebiliriz.
• Diğer çocuklarla etkileşimde yetersizlik. Bu durumda beraberinde sosyalleşmeyi olumsuz
etkilemektedir.
• Yalnızlığı tercih etme. Çocuklar aslında takıntılarıyla baş başa kalmak için yalnız kalmayı
tercih etmektedirler. Ancak saatlerce arabayla oynamak işlevsel bir oyundan ziyade bir
takıntıyı işaret ediyor olabilir o nedenle dikkat edilmelidir. Aynı zamanda tanı koymayı
geciktiren bir maddedir. Çünkü anne ve baba ‘’benim çocuğum çok uslu’’ diyebilir ve oyun
oynasın diye çocuğu yalnız bırakabilir. Ancak bu durum etkileşimin giderek azalmasına
sebep olarak birbirini tetiklemiş olur.
• Başkalarının duygularını anlamada yetersizlik. Başkalarının duyguları vardır ve biz o
duygularını anladığımız zaman eylemlerimizi organize ederiz. Örneğin birinin bizi dinlemek
istemediğine dair niyetini anladığımızda ondan uzaklaşırız ancak otizmli birey niyetini
anlamadığı için uzaklaşmaz. Benzer şekilde biri güldüğünde niye güldüğünü
anlamlandıramaz. Bu sebeple tedavi sürecinde niyet okuma çalışmaları yapılmaktadır.
• Sosyal övgüde tepkisizlik. Çok başarılısın! dendiğinde çocuğun coşkuyla karşılık vermesi
beklenir. Ancak otizmli bireylerde çok sık görülen şey karşılık vermemesidir.
2.İletişim ve Oyunda Yetersizlik
• Dil ve iletişim sorunları. Otizmli çocukların tamamı, derecesi farklı olmamak üzere dil
sorunu yaşamaktadır. Kimisi, iletişim aracı olarak kullanmıyor, kimisi hiç konuşamıyor ya
da geç konuşuyor. Örneğin izlediği bir dizinin repliklerini konuşabilir. Ya da araba, araba,
araba gibi çok alakasız kelimeleri peş peşe kullandığını görebiliriz. Kısaca dili kullanabilir
ama iletişim aracı olarak değil.
• Vücut dilini kullanmada sınırlılık. Söyledikleri ile jest ve mimiklerinin uyuşmaması.
Mutluyum diyor ama jest ve mimikle belli etmiyor daha donuk bir ifade. Duyu ve içerik uymamaktadır. Üzülmesi gereken bir konuyu neredeyse gülerek anlatıyor olabilir.
• Hayali oyunun gelişmemesi. Yaratıcı alternatifleri aslında devreye sokamaması demektir.
Örneğin uçak mı uçuralım yoksa sihir mi yapalım diye bir oyun başlatmak istediğinde bu
soru onu zorlar. Benzer şekilde otizmli çocuklar -mış gibi davranamaz, yalan söyleyemez.
Çünkü doğru bir tane. Ancak yalan çok. Hoca bunu kim çizdi diye sorduğunda yalan
söylemek istese sınıfta bir sürü kişi var ancak otizmli birey buna karar veremiyor. O çok
farklı bir bilişsel düzey. Yalan için seçenek üretemiyor kısaca.
• Başlatma, sürdürme ve bitirme sorunları. Benimle oyun oynar mısın? demesi çok zor. Aynı
oyunu defalarca oynamak istediği için (takıntı gibi) aynı zamanda oyunu bitirmekte onun
için zor.
• İlgi duyulan alanda aşırı ayrıntı.
3.Takıntılar
• Nesne Takıntıları: Nesnelerle sıradışı oynamak. Örneğin kalemi yazmak için kullanmak
yerine devamlı masaya vurmak. Ya da topu her dakika zıplatma ve elinden alınca kriz
geçirme.
• Hareket Takıntıları: Sallanma, ellere bakma, yan bakma.
• İlgi Takıntıları: Bir konuyla aşırı ilgili olma. Arabalar gibi. Ya da gereksiz ve yorucu bir
takıntı olarak Türkiye’deki kaymakamları ezberlemek, dünya üzerindeki nehirleri bilmek.
• Düzen Takıntıları: Aynı giysiyi giymek, aynı yemeyi yemek, düzeni bozmamak, aynı
sokaktan okula gitmek.
!! Ona keyif veren ve elinden alındığında kriz geçirmesine sebep olan bu takıntılar tedavi sürecinde
sistematik bir şekilde azaltmaya çalışılmaktadır.
Bir önceki yazımız olan Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.








