Ana sayfa Genel 4 Tip Evlilik

4 Tip Evlilik

128

Judith Wallerstein ve Sandra Blakeslee (1989) kitaplarında dört farklı evlilik modeli olduğundan bahsetmişlerdir. Bu dört evlilik tipi geleneksel, arkadaşça, romantik ve kurtarıcı’ dır. Bu modeller ise eşler arasındaki yakınlık, erkek ve kadının rolleri, sorumlulukları ve çocuk yetiştirme tarzlarına bağlı olarak belirlenmiştir.

Bazı çiftler evlilikleri boyunca aynı modelde kalırken, bazılarıysa gelişimsel süreçlere bağlı olarak değişim yaşamaktadır.

  1. Geleneksel Evlilik: Wallerstein bu evlilik tipini roller ve sorumlulukların net ayrımı ile anlatmaktadır. Bu modelde kadın evin ve ailenin sorumluluğunu alırken, erkek temel geçim kaynaklarını sağlamakla mükelleftir. Günümüzde bu evlilik tipi eskiye oranla daha az görülmektedir. Olumsuz yanlarına gelinecek olunduğunda ise, çiftler kendilerini genellikle bu rollere ve çocuk yetiştirme görevine o kadar adamışlardır ki, birbirlerini sadece ebeveyn olarak görmektedirler. Çocuklar büyüyüp evden ayrıldığında, ortak paylaşım bulamaz hale gelebilirler.
  2. Arkadaşça Evlilik: Bu evlilik tipi diğerlerine kıyasla daha yenidir. Gençler arasında daha yaygındır ve son 20-30 yılda değişen sosyal normları yansıtır. Bu tip evliliğin temelinde arkadaşlık, güven, eşitlik, kadın hakları ve değişen erkek rolleri yer alır. İki bireyin de ev dışında önem verdikleri yaşam alanları bulunur. Evliliğe dair eşit sorumluluk üstlenirler. Bu tip evliliği sürdürmek için kişilerin öz güvenli, kendinin farkında ve güçlü karakterler olması gerekir. Wallerstein’a göre bu evlilik tipinin olumsuz tarafı ise, evlilikten ziyade kariyere aşırı önem verilmesi halinde eşlerin birbirini kardeş gibi görmeye başlaması, aynı yatağı paylaşan ancak cinsel ya da duygusal bağı bulunmayan iki insan haline dönüşmesi tehlikesini barındırmasıdır.
  3. Kurtarıcı Tip Evlilik: Bu evlilik tipinde kişilerin biri ya da ikisi de geçmişlerinde ciddi sıkıntılar yaşamışlardır ve birbirlerini bir iyileştirici olarak görmektedirler. ‘Birbirlerine iyi geldiklerini’ ifade eden çiftler genellikle bunlara örnektir. Aslında bu tipteki evlilik zamanla mutlu ve sevgi dolu bir ilişkiye dönüşebilir. Kişiler gerçekten de birbirleri sayesinde geçmiş travmalarını atlatabilir. Ancak yaşanılan her travmanın sonrasında olduğu gibi, bu evlilik tipi de hassastır; güven kolayca kırılabilir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, bir taraf manipülatif ise geçmişte ciddi sıkıntılar yaşayan kişi tekrar travmatize olabilir. Bu durumlarda iyileşme yerine ilişki, geçmiş travmaların tekrar eden bir döngüsü haline gelir.
  4. Romantik Evlilik: Evli çiftlerde romantik kıvılcım gereklidir ve heyecan vericidir. Wallerstein’a göre bu tip bir evlilikteki en önemli özellik, kaybedilmeyen tutkudur. Bu çiftler, birbirleri için yaratıldıklarını öne sürerler. Birbirlerine bağlanmalarını sağlayan büyülü bir fiziksel ve duygusal çekim olduğundan bahsederler. Ancak bu evliliklerin de riski, aşkı hayattaki en önemli şey kabul ederken, ilişkinin diğer yanlarının eksik kalabilecek olmasıdır. Bu çiftlerde sıklıkla rastlanan bir sorun ise şudur; birbirlerine o kadar bağlılardır ki dünyanın geri kalanına adeta sırt çevirmişlerdir (bazen bu kendi çocukları olsa bile).

 

 

Kaynak

Wallerstein, J, & Blakeslee, S. (1989). The Good Marriage

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here