Ana sayfa Genel Yaşlılıkta Bilişsel İşlevlerle İlgili Kişilik Özellikleri

Yaşlılıkta Bilişsel İşlevlerle İlgili Kişilik Özellikleri

21
https://pixabay.com/tr/photos/eller-insan-eski-insan-ya%c5%9f-4051469/
Bu içerik, Klinik Psikolog Esra Sarıçamlık tarafından hazırlanmıştır.

Amerika Psikoloji Derneği tarafından bir araştırma yayımlandı. Yüksek düzeyde öz disipline sahip organize insanların yaşlandıkça hafif bilişsel bozulma geliştirme olasılığı daha düşük çıkmıştır. Karamsar veya duygusal olarak dengesiz olan kişilerin yaşamlarının sonlarında bilişsel gerileme yaşama olasılığı daha yüksektir.

Journal of Personality and Social Psychology’de yayınlanan araştırmada, kişilik özelliklerinden vicdanlılık, nevrotiklik ve dışa dönüklük üçünün yaşamın sonraki dönemlerinde bilişsel işlevlerde oynadığı role odaklandı.

Victoria Üniversitesi’nde doktora adayı olan  Tomiko Yoneda, “Kişilik özellikleri, yaşam boyu sağlıklı ve sağlıksız davranışlara ve düşünce kalıplarına katılımı kümülatif olarak etkileyebilecek nispeten kalıcı düşünme ve davranış kalıplarını yansıttığını ifade etti. “Yaşam boyu deneyimlerin birikimi, daha sonra, belirli hafif bilişsel bozulma gibi hastalıklara veya rahatsızlıklara yatkınlığa katkıda bulunabilir veya yaşa bağlı değişikliklere dayanma yeteneğindeki bireysel farklılıklara katkıda bulunabilir.”

Vicdanlılığı yüksek olan bireyler sorumlu, organize, çalışkan ve hedef odaklı olma eğilimindedir. Nevrotizmden yüksek puan alanlar düşük duygusal istikrara sahiptir ve ruh hali değişimlerine, kaygıya, depresyona, kendinden şüphe duymaya ve diğer olumsuz duygulara eğilimlidir. Dışadönükler, başkalarının yanında olmaktan ve enerjilerini insanlara ve dış dünyaya yönlendirmekten enerji alırlar. Yoneda’ya göre, coşkulu, girişken, konuşkan ve iddialı olma eğilimindedirler.

Kişilik özellikleri ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde bilişsel bozulma arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için araştırmacılar, Chicago metropolitan bölgesinde ve kuzeydoğu Illinois’de yaşayan yaşlı yetişkinlerin boylamsal bir çalışması olan Rush Memory and Aging Project’teki 1.954 katılımcının verilerini analiz ettiler. Resmi bir demans tanısı olmayan katılımcılar emeklilik topluluklarından, kilise gruplarından ve 1997’de başlayan ve bugüne kadar devam eden sübvansiyonlu yaşlılar konut tesislerinden alındı. Katılımcılar bir kişilik değerlendirmesi aldı ve bilişsel yeteneklerinin yıllık değerlendirmelerini kabul etti. Çalışma, ölümden önce en az iki yıllık bilişsel değerlendirme veya bir değerlendirme almış olan katılımcıları içeriyordu.

Vicdanlılık konusunda yüksek veya nevrotiklik konusunda düşük puan alan katılımcıların, çalışma boyunca normal bilişten hafif bilişsel bozukluğa ilerleme olasılığı önemli ölçüde daha düşüktü.

Yoneda, “0 ile 48 arasında değişen bir vicdanlılık ölçeğinde yaklaşık altı puan daha almak, normal bilişsel işlevden hafif bilişsel bozukluğa geçiş riskinde %22’lik bir azalma ile ilişkilendirildi” dedi. “Ayrıca, 0’dan 48’e kadar bir nevrotiklik ölçeğinde yaklaşık yedi puan daha almak, %12’lik bir geçiş riski artışıyla ilişkilendirildi.”

Araştırmacılar dışadönüklük ile hafif bilişsel bozulmanın nihai gelişimi arasında bir ilişki bulamadılar, ancak dışadönüklük konusunda yüksek puan alan katılımcıların vicdanlılık açısından yüksek veya nevrotiklik açısından düşük puan alanlar ile birlikte normal bilişsel işlevleri daha uzun süre sürdürme eğiliminde olduklarını buldular. Örneğin, yüksek vicdanlı 80 yaşındaki katılımcıların, düşük vicdanlı bireylere kıyasla bilişsel bozulma olmadan yaklaşık iki yıl daha uzun yaşadıkları tahmin edildi. Dışadönüklüğü yüksek katılımcıların, yaklaşık bir yıl daha sağlıklı bilişi sürdürdüğü tahmin edildi. Buna karşılık, Yoneda’ya göre, yüksek nevrotiklik, en az bir yıl daha az sağlıklı bilişsel işlevsellik ile ilişkilendirildi ve uzun vadeli algılanan stres ve duygusal dengesizlik deneyimiyle ilişkili zararları vurguladı.

Ek olarak, nevrotikliği düşük ve dışa dönüklüğü yüksek olan bireylerin, daha önce hafif bilişsel bozukluk tanısı aldıktan sonra normal bilişsel işleve dönme olasılıkları daha yüksekti; bu, bu özelliklerin, bir kişi demansa ilerlemeye başladıktan sonra bile koruyucu olabileceğini düşündürmektedir. Yoneda’ya göre dışa dönüklük durumunda, bu bulgu bilişsel sonuçları iyileştirmek için sosyal etkileşimin faydalarının bir göstergesi olabilir. Kişilik özelliklerinin hiçbiri ile toplam yaşam beklentisi arasında bir ilişki yoktu.

 

 

Kaynakça:

 

  1. Tomiko Yoneda, Eileen Graham, Tristen Lozinski, David A. Bennett, Daniel Mroczek, Andrea M. Piccinin, Scott M. Hofer, Graciela Muniz-Terrera. Personality traits, cognitive states, and mortality in older adulthoodJournal of Personality and Social Psychology, 2022; DOI: 10.1037/pspp0000418

 

Bir önceki yazımız olan Çocuklarda Medya Kullanımı ve Ekran Süresi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here