Ana sayfa Genel Cinsel Arzu Azlığına Dair Mitler

Cinsel Arzu Azlığına Dair Mitler

156

Cinsellik çiftler arasında yakınlığın en çok hissedildiği paylaşımdır. Bu konuda var olan sorunlar bütün ilişkiyi etkileyebilmektedir. Birçok çiftte ilişki ilerledikçe cinsellik daha az yaşanır, bu normal bir durumdur. Ancak bu durumu arzu eksikliğinden ayırmak gerekir. Cinsel arzu, belli bir eşe, belli bir cinsel deneyime duyulan arzudur ve bir ilişki içerisindeki cinsel arzu ilişkinin sürmesi ve gelişmesi için en önemli etmenlerden biridir. Tam da bu nedenle bu konuda var olan mitleri düzeltmek ve arzu eksikliği mevcut ise çözümlere odaklanmak önemlidir.

Mit 1: Kadının cinsel isteğini belirleyen hormonlarıdır.

Cinsel sorunu olan kadınlardaki en yaygın şikayet arzu seviyesinin düşüklüğüdür. Bu neredeyse kadınların üçte birini etkilemektedir. Bir kadının cinsel arzu eksikliğini tamamen hormonlara bağlamak gerçekçi bir yaklaşım değildir. Anemi, diyabet, hipertansiyon, kronik ağrı, depresyon, fiziksel taciz ve tecavüz travmaları, kişinin beden imajının zayıf olması gibi birçok etken cinsel arzu eksikliğine neden olabilir. Genellikle cinsel arzu eksikliğinde kadının kendi, partneri veya ilişki hakkındaki hisleri, duyguları da önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle cinsel istek arttırıcı hormonlara odaklanmadan önce diğer ihtimalleri elemek daha mantıklı bir yaklaşım olacaktır.

Mit 2: Duygusal yakınlık iyi bir cinsel hayatı garantiler.

Toplumun geneli tarafından duygusal yakınlığın iyi bir cinsel hayatı getireceği neredeyse kesin kabul edilir. Ancak birçok çift ne kadar duygusal olarak birbirlerine bağlı olsalar da cinsel yaşamda problem yaşayabilmektedir. Hatta bazılarında bu durum birbirlerini en yakın arkadaş olarak görmelerine ve cinsel arzularını bir kenara koymalarına neden olabilmektedir. Bunun çözümü ise risk almak, değişik fantezilere açık olmak ve cinsel yaşamı daha hareketli hale getirmeye çalışmaktır.

Mit 3: Çiftler cinsel sorunlarından önce duygusal sorunlarını çözmeliler.

Bir çift, cinsel ilişkinin azlığının ya da yokluğunun yanı sıra duygusal problemler de yaşıyorsa-öfke, kıskançlık, iletişim sorunları gibi- genellikle duygusal problemlerini çözmenin daha öncelik taşıdığı düşünülür. Fakat birçok çift için tam tersi geçerlidir. Cinsel sorunlar, duygusal sorunlardan ayrı düşünülmemelidir. Cinsellik ilişkideki diğer her konuya açılan bir kapı gibidir. Çiftler birbirlerine dokunduklarında daha yakın hissederler. Bu da onları duygusal konuları paylaşmaya daha açık hale getirir ve farklılıklarını daha anlayışlı şekilde çözebilirler.

Kaynak

Crowe, M. & Wylie, K. (2017). Çiftlerde Yaşanan İlişki Sorunları, Kuraldışı Yayınları:İstanbul

Bir önceki yazımız olan Yalancının Beden Dili başlıklı makalemizde beden dili ve yalan hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here