Ana sayfa Genel Kimler Yoğun Aldatılma Korkusu Yaşar?

Kimler Yoğun Aldatılma Korkusu Yaşar?

38

Kimse aldatılmak istemez. Ancak günümüzde gelişmiş teknolojik imkanların aldatmayı çok daha kolay bir hale getirmesiyle, birçok insan hayatlarını ve ilişkilerini olumsuz etkileyen yoğun bir aldatılma korkusu yaşamaya başladı.

Peki kimler aldatılma korkusunu daha yoğun ve kendine zarar verici bir şekilde deneyimler?

1. Kıskanç Kişiler

Çoğu insan kıskançlığı aşkın bütünleyici bir parçası olarak görür. Hatta birçok kişi için kıskanılmak güzel bir duygudur. Bu kişiler için kıskanılmak demek, partnerin rakiplerinin de olduğunun farkında olması, hiçbir şeyi garanti olarak görmemesi ve partnerine devamlı yenilenen bir arzuyla bakması anlamına gelir. Bir bakıma bu doğrudur da. Bazı durumlarda kıskançlık çiftler arasında yaratıcı bir anksiyete meydana getirir ve çiftin birbirine karşı can sıkıntısını ve kayıtsızlığını önler. Ancak bir de patolojik kıskançlık türleri vardır; sahiplenmeci, geçmişe dönük ve gerçeklikten hiçbir temel almayan vesveseci kıskançlık. Bu tür kıskançlıklar ilişkiyi hiçbir şekilde iyiye götürmediği gibi karşıdakinin kaçmasına da neden olabilir.

  1. Kendine Saygı Eksikliği Olan Kişiler: Birçok erkek ve kadın özgüven eksikliğinden ve yeteri kadar öz saygıları olmadığı için aldatılmaktan korkar. Duygusal güvensizliğin herhangi bir cinsiyeti yoktur. Eğer kişide kendine dair belirgin bir şekilde memnun olmadığı noktalar varsa (cinsel sorunlar ya da dış görünüş kusurları gibi) karşısındakinin de bunların farkında olduğunu ve bir noktada onu terk edip gideceğini düşünür. Ancak çoğu zaman bu sadece kişinin kendisiyle ilgili algısıdır, yani partneri onunla aynı düşüncelere sahip değildir.
  2. Güven Sorunu Yaşayan Kişiler: Başka insanlara güvensiz ve şüpheci yaklaşan kişiler yoğun aldatılma korkusu yaşarlar. Bu da kendilerine uygun olan insanları seçmelerine bir nevi engel olur. Genelde bu güvensizliğin kökeni çocukluk deneyimlerinde yatar. Kişi erken dönemlerde, terk edilebileceğini ve kimseye güvenmemesi gerektiğini, tek başına mücadele etmek zorunda olduğunu öğrendiyse bu fikir ileri yaşamında bütün ilişkilerini etkiler.
  3. Narsistler: Narsistik kişilik özellikleri gösteren kişiler için ‘öteki’ kendisinin destek alabileceği bir değnek gibidir. Onun üzerinde tamamen denetim sahibi olmak, onu istedikleri gibi yönetebilmek isterler. Ayrıca partnerlerinden sürekli bir iltifat ve onay arayışları vardır. Aldatılmak demek onlar için gücü kaybetmek ve zavallı bir konuma düşmek demektir. Bu nedenle de aldatılmaktan aşırı derecede korkarlar.
  4. Kontrol Takıntısı Olanlar: Her şeyin kendi kontrolünde olmasını isteyen kişiler için partnerinin kendisi dışında biri ile olduğunu öğrenmek korku veren bir deneyimdir. Çünkü bu yeni bilgi, birçok belirsizliği de beraberinde getirir. Bu kişiler, kontrolün ellerinden gitmesi ihtimalinden ötürü aldatılmaktan son derece korku duyarlar.

 

 

Kaynak

Pasini, W. (2017). Sadakatsiz Aşklar: Aldatmanın Psikolojisi Üzerine, İletişim Yayınları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here