Duygu regülasyon bozukluğunun dört temel süreçten oluşan karmaşık bir bozukluktur (Gratz & Roemer, 2004):
- Duyguları anlamada, kabullenmede ve farkındalıkta sorunlar yaşarlar.
- Duygu regülasyonları yoktur. Duygusal süreçler normal dışıdır. Fazla ve uzun olabileceği gibi, kısa veya yoksunluk da olabilir.
- Amaca ulaşma yolunda duygusal sıkıntı yaşamaktan güçlü bir şekilde kaçınma durumu mevcuttur.
- Hayatın akışının getirdiği sıkıntıları tecrübe ederken, yaşamlarını sürdürmekte zorlanırlar. Duygusal güçlüklerle baş edemezler.
Duygu Regülasyon Bozuklukları
Duyguları her zaman regüle etmek mümkün değildir. Her birey, zaman zaman duygu regülasyonu konusunda problemler yaşar. Bu insan olmanın bir parçasıdır. Ancak bazı bireylerde bu kronik bir durumdur. Hissetiklerini regüle etmekte zorlanırlar. Bu kişiler birçok psikolojik bozukluk teşhisi alabilir. Örneğin depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak, borderline (sınırda) kişilik bozukluğu bunlardan bazılarıdır. Bu psikolojik bozukluklar hem duygu regülasyonunda hem de davranış regülasyonunda (madde kullanımı, tıkınırcasına yeme vb.) problemlerle kendilerini gösterirler. Bu davranışlar aslında duygu regülasyon bozukluğunun bir sonucudur. Bu nedenle uzmanlar davranış bozukluklarını da duygu regülasyon bozuklukları içinde değerlendirirler.
Duygu Regülasyon Bozukluğunu Düzeltmek Mümkün mü?
Kişi ciddi bir regülasyon problemi yaşıyorsa mutlaka uzman bir psikiyatrist veya psikologtan yardım almalıdır. Ancak kendi çabalarımızla yapabileceğimiz bazı egzersizler duyguları düzenlemede yardımcıdır.
- Sporun, özellikle bisiklet sürme, yüzme gibi sporların duygu regülasyonunu düzenlediğine dair çalışmalar mevcuttur.
- Nefes egzersizleri, birçok psikolojik durumda tavsiye edilir. Çünkü kaygımız arttığında, strese girdiğimizde nefes alışverişimiz bozulur. Bu nedenle nefes alışverişini düzenlemek vücudu tazeleme konusunda yardımcıdır.
- Kabullenme ve Farkındalık: Kötü bir olay yaşadığımızda bu olay sadece bizim başımıza gelmiş gibi gelir. Ancak birçok insan bizim gibi hisseder. Bu nedenle hissettiklerimiz yüzünden kendimizi yargılamamak gerekir. Neden bu an bunu hissettim? Neden bu duyguyu bu durumda hissetmedim gibi sorular sorarak iç farkındalığımızı arttırabiliriz.
Bir önceki yazımız olan Anna Freud : Hayatı ve Psikolojiye Katkıları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.








