Ana sayfa Genel Ebeveyn Kaybı Yaşayan Çocuklar

Ebeveyn Kaybı Yaşayan Çocuklar

192
https://pixabay.com/tr/illustrations/%C3%BCz%C3%BCnt%C3%BC-a%C4%9Fr%C4%B1-veda-bellekte-duygu-4331648/

Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır.

Ölüm, insanların hayatlarında kaçınılmaz olarak yer alan bir olgudur. Her canlı yaşamının bir evresinde mutlaka ölüm ile karşı karşıya kalmaktadır. Bazı çocuklar ise hayatın bu gerçeğiyle daha
erken yaşlarda tanışmak durumunda kalırlar. Özellikle anne/baba vefatı, çocuklar için zorlu bir yaşamı beraberinde getiren bir yaşam olayıdır. Bu süreçte çocuklar bir taraftan ölümü
anlamlandırmaya çalışır iken, diğer taraftan da anne ya da babanın kaybını kabullenmeye ve kayıpla
beraber gelen değişimlere uyum sağlamaya çalışmaktadırlar.

Ölüm Nasıl Açıklanmalı?
• Öncelikle çocuğa ebeveyn kaybının haberini en yakın hissettiği kişi vermelidir. Yakın
hissettiği kişi tarafından öğrenilmesi başa çıkmasını kolaylaştıracaktır. Bu sebeple başka bir
kişiden duymaması adına haberin olabildiğince en erken sürede verilmesi önemlidir.
• Çocuklar sözel ipuçları kadar sözel olmayan ipuçlarına da oldukça duyarlıdır o nedenle
sıkıntılı durumun farkına varabilirler. Bu noktada çocuğa yalan söylemek, oyalamak gibi
davranışlardan kaçınılmalıdır. Bu durum güvenin azalmasına ve ihmal edilme kaygısını daha
fazla yaşamasına sebep olur o nedenle dikkat edilmelidir.
• Çocuklarla ölüm üzerine konuşmaya başlarken bilinmesi gereken en önemli şeylerden ilki,
çocukların bu konuda neyi bildikleri diğeri ise neyi bilmedikleridir. Başka bir ifadeyle ‘’sen
ne biliyorsun bu konuda’’ diye ilk olarak ona soru sormalıyız. Eğer korkuları, rahatsızlıkları,
eksik ve yanlış bilgileri varsa, gerekli bilgiler verilerek korku, endişe ve şaşkınlıkları
giderebilmek mümkündür.
• Anlayabileceği ölçüde biyolojik kavramlarla açıklama yapılmalıdır. ‘’Yaşadığımız sürece
kalbimiz atar ancak öldüğümüzde kalbimiz atmayı bırakır’’ şeklinde bir açıklama bu duruma
örnektir.
• Çocuklarla ölüm üzerine konuşulurken söylenecekler “çocuğun yaşına” ve “çocuğun geçmiş
yaşam deneyimlerine” bağlı olarak belirlenebilir. (2 yaş altında ölüm kavramı anlaşılmaz,
2-6 yaş için geri dönülebilir bir olgudur). Bu aşamada ölüm kelimesi kullanılmalıdır.
Çocuklar doğa olaylarını gözlemleyebilmektedirler. O nedenle ölüm algısı hayvanların veya bitkilerin dönüşümü ile anlatılabilinir. ‘’Toprakta çiçek olacağız ve bu yolla hayatta
kalacağız’’ şeklinde bir açıklama bu duruma örnek olabilir. Küçük bir canlı için çok ağır bir durum olduğundan bu tarz dönüşümleri kullanmak derin hissetmesini önleyen bir durumdur.

• Soyut, belirsiz, yanlış anlaşılacak açıklamalardan uzak durulmalıdır. Örneğin ‘’Yukarı gitti’’,
‘’uzun bir yola çıktı’’, ‘’kayboldu gitti’’, ‘’Allah onu yanına aldı’’ tarzı açıklamalardan
kaçınılmalıdır. Bu tarz açıklamalardan sonra çocuklar her uzun yola çıkanın öleceğiyle ilgili
bir çıkarımda bulunabilir. Benzer şekilde ‘’yukarı gitti’’ tarzı açıklamalar sonucu uçak
yolculuğu ile yukarı yükselen herkesin öleceğini düşünebilir. Anlaşıldığı üzere çocuklar bu
dönemde çok somut düşündüğü için bu tarz açıklamalar kafa karışıklığına sebebiyet
vermektedir. Örneğin çocuğun ‘’Allah nasıl alıyor yanına?’’ gibi soruları bu duruma
örnektir. Bu noktada bu husus göz önüne alınmalı ve çocukların konuyla ilgili sormuş
olduğu sorulara kısa, basit açıklamalarla yanıt vererek kafalarında daha da karmaşıklık
yaratacak açıklamalardan kaçınılmalıdır.
• Ölümün ardından yıkama, cenaze gibi bir takım gerçekleşecek ritüellerden yaşı uygun ise
bahsedilebilinir. Bu durumda ne ile karşılaşacağını bilirse psikolojisi açısından iyi olabilir.

Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?

• Çocuk hazır olduğunda iletişim kurma isteğine karşı duyarlı olmak önemlidir. Çünkü kimi
zaman çocuk konuyu konuşmak istemeyebilir. Örneğin vefat ettiği babasıyla ilgili
konuşmaya çalışılır ancak çocuk konuyu kapatır. Bu gibi noktalarda ne zaman konuşmak
isterse o zaman konuyu açmak daha mantıklı olacaktır.
• Yas süreci deneyimlenirken eski kurulu düzenin sürdürülmeye çalışılması önemlidir.
• Çocuğun yanında duyguları belli etmek, ancak kontrolü kaybetmemek önemlidir. Olayı
anlamlandırması açısından duygular belli edilmelidir. Örneğin anne haberi verirken
ağlayabilir. Bu noktada duyguların gösterilmesi, onun da duygularını gösterebileceğini
anlamasına ve paylaştığı için durumla başa çıkmasına yardımcı olur. Çocuk bu sayede ‘’bir
tek ben üzülmüyorum ortak hisleri paylaşıyoruz’’ düşüncesine sahip olur.
• Çocuk için yalnız olmadığını bilmek, korunacağını, sevildiğini bilmek bu süreçte önemlidir.
• Suçluluk duyguları yaşayabilirler. Örneğin ‘’yaramazlık yaptığım için öldü’’ tarzında
düşüncelere sahip olabilir. Duygu ve düşüncelerini paylaşmasının desteklenmesi bu
durumun tespitini sağlamaktadır.
• Sorularını engellememek ya da geçiştirmemek önemlidir. Bundan sonraki hayatının nasıl
olacağıyla ilgili tüm soruları cevaplanmalı ve bu sayede belirsizlik ortadan kaldırılmalıdır.
• Anılar üzerine konuşmak: birlikte fotoğraf albümüne bakmak, mektup yazmak, resim
yapmak. Bunlar başa çıkmada etkili yöntemlerdir.

• Belli bir süre ayrılıklardan kaçınılmalıdır.
• Çocuk için doğru bir zaman ise olayı algılaması, kabullenmesi ve vedalaşması açısından
cenazeye katılabilirler.
• Resim, oyun, hikaye, mektup ve masal küçük çocuklarda kullanılan yöntemler arasında iken
cümle tamamlama, kurabiye adam, benim tanıdık canavarım gibi tekniklerde çocuklarla
çalışılırken kullanılan teknikler arasındadır. Bu tekniklerden yararlanılabilir.

Uzman Yardımı Ne Zaman Gerekir?
• Çocuk intihar veya cinayet nedeniyle yas tutuyorsa
• Çocuk bir ölüme tanık olmuşsa
• Çocuk kendini ölüm olayından sorumlu hissediyorsa
• Yas tepkileri 6 aydan uzun sürmüşse
• Travmatik yas tepkileri varsa
• Kişilik değişiklikleri geliştiyse
• Ciddi işlev bozuklukları geliştiyse

Bir önceki yazımız olan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here