Ana sayfa Genel Motivasyon Üzerine

Motivasyon Üzerine

641
https://pixabay.com/tr/photos/ampul-fikir-yarat%C4%B1c%C4%B1l%C4%B1k-temel- %C4%B1%C5%9F%C4%B1k-3104355/

Bu içerik, Klinik Psikolog Öznur Büber tarafından hazırlanmıştır.

Motivasyon tanım olarak öğrenmeyi ve davranışlarımızı etkileyen önemli bir güçtür. İnsanların eyleme geçmesini ve belirli bir amaca doğru harekete geçmesini sağlar. Özellikle okul dönemindeki öğrenciler için oldukça önemli ve başarı şansını arttıran etkili bir faktördür. Çocukları düzenli, istekli, verimli bir şekilde çalışmaya teşvik eder. Yapılan çalışmalarda motivasyonu yüksek kişilerin hayatlarında daha başarılı oldukları görülmektedir. Motivasyon herkes için aynı değildir ve insanları motive eden şeyler farklıdır. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılama motivasyonuna sahiplerdir. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak harekete geçerken iki tür güç kaynağı vardır. Motivasyonun ortaya çıkmasını, sürekliliğini ve düzeyini etkileyen faktörler olarak tanımlayabileceğimiz motivasyon kaynaklarını, içsel ve dışsal olmak üzere ikiye ayırabiliriz.
1. İçsel Motivasyon: İhtiyaçlarımızı giderirken ilgi, yetenek ve yeterlilik gibi kaynaklarımızı harekete geçirmektir. İçsel kaynaklarda; kişi, davranışa yönelir yani motive olur. Örneğin; başarı ihtiyacı, araştırma merakı, güç elde etme ihtiyacı, açlık, susuzluk gibi durumlar içsel kaynaklardır.
2. Dışsal Motivasyon: Dışarıdan gelen ve onaylanma ya da cezalandırılma gibi unsurlarla harekete geçirilmemizdir. Bunun yanında kişinin çevresinden kaynaklanan; okulda verilen
notlar, kişiye verilen ödüller gibi durumlarda dışsal kaynaklar olarak tanımlanabilir.Motivasyon insanların ihtiyaçlarına göre olarak bazen yükselir, ihtiyaç giderildikten sonra düşebilir. Zamanla ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara göre azalmış motivasyon yeniden canlanabilir. Motivasyonun ortaya çıkmasında ve sürekliliğinde içsel kaynaklar, dışsal kaynaklara göre genellikle daha etkilidir. Kişinin bir şeyi yapmak için motive olabilmesinin
ilk ve en temel koşulu, bunu bir ihtiyaç olarak görmesidir.
Motivasyonu Etkileyen Durumlar
o Öz güveni yüksek olan kişiler, yeni bir işe başlamada kendilerini daha cesaretli hissedecekler ve buna bağlı olarak motivasyonları yüksek olacaktır.
o Gerçekçi hedefler koymak ve olumlu düşünebilmek motivasyonu tetikleyecektir.
o Başarısızlığı, kişiliğin bir göstergesi olarak değil, bir öğrenme deneyimi olarak algılayabilmek, alınan sonuçlardan öte, gayret etmenin öneminin farkına varabilmek motivasyonun sürekli olmasında etkili olacaktır.
o Yapılamayanlardan öte yapılabilenlere odaklanmak; örneğin, çocuğumuzun bir sınavdan 60 alması durumunda, “zayıf not” almış olmasına değil, ona 60 puanlık bir bilgi birikimine sahip olduğunu düşündürerek, notunu yükseltmek için nasıl bir çaba sarf etmesi ve hangi yolları kullanabileceğine karar vermesi gibi bir yöntemi takip etmek de motivasyonunun devam etmesinde ya da artmasında etkili olacaktır.

Motivasyonu Engelleyen Durumlar
Çeşitli kaygılar; başaramama, eleştirilme, risk alma, kendine olan güveni yitirme, başarısızlık durumunda ikinci bir şansa sahip olamama düşüncesi motivasyon kaybına neden olmaktadır. Örneğin; bir öğrencinin, sınavdan yüksek not alamadığında çevreden eleştiri alacağına yönelik kaygı duyması, çalışmaya yönelmesine engel olabilir. Yine, aynı şekilde, öğrencinin bir sınavı hayatında dönüm noktası olarak görmesi ve bu sınavı başaramaması halinde, ileriye dönük hiçbir planını gerçekleştirememe kaygısını yaşaması da çalışmasına engel olabilir. Yani, aşırı kaygı da motivasyonu düşürebilir. Duruma yönelik yapılan çarpık olumsuz düşünce kalıpları da motivasyonu engelleyici olabilmektedir. Olumsuz otomatik düşünce kalıpları ‘Ne kadar çalışsam da yapamam, zaten başarılı değilim, ben yapamıyorum, başaracağıma inanmıyorum, ben akıllı değilim, öğretmen beni sevmiyor…’ ve bunun gibi bir inanç geliştirmesine neden olur. Bu inançlarının olması, bir süre sonra düşük performansı için bahane halini alır ve çalışmaya yönelmesini engeller. Düşük performansı, ellerinden gelmeyen nedenlere bağlayan kişiler, kendilerini geliştirmek ve tekrar denemek için istek duymazlar. Olumsuz düşünce inançlarının ve kaygıların oluşumunda, kişiye çevresi tarafından verilen geri bildirimlerin önemi büyüktür. Bir öğrenci, aldığı notların yeterli olmadığına dair eleştiri alması durumunda, çalışmasını bir yere kadar sürdürebilir. Ancak, eleştirilerin sürekli hale gelmesi, öğrencide “Ne yaparsam yapayım, beğenilmiyor.”, “Ben hiçbir şey beceremem. O halde uğraşmamın bir anlamı yok.” şeklinde hatalı inançlar oluşmasına neden olabilir. Bu da çalışmaya yönelik motivasyonunun oluşmasına engel olabilir.
Çocukların İçsel Motivasyonu Geliştirmek için neler Yapabiliriz?
o İstikrarlı çabalarına değer vermek,
o Her davranışının bir amaca hizmet ettiğini fark ettirmek,
o Kendi yaşamına hakim olması için ona fırsatlar vermek,
o Başarısızlıkla yüzleşip üstesinden gelebilme gücü vermek ve bunun önemini öğretmek gerekir.
o İstikrarlı çabalarına değer vermek
o Geleceği gözünde canlandırmasını sağlayarak destek olmak
o Hedefleri için aksiyon planı hazırlamasını ve küçük adımlara bölmesine yardım etmek
o Başarı hikâyeleri okumasını sağlamak

o Pozitif kelimeler kullanmasına destek olmak; Günlük konuşmalarında “Bunu başarabilirim.” ya da “Bir çözüm buluruz.” gibi olumlu cümleler kurmasına dikkat etmek

KAYNAKÇA
Shapiro, Lawrence. Yüksek EQ’lu Bir Çocuk Yetiştirmek, İstanbul: Varlık Yayınları, 1999.

Bir önceki yazımız olan Merak Duygusu Ve İletişim başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here