Ana sayfa Genel Psikopat ve Sosyopat

Psikopat ve Sosyopat

66
Psikopat ve sosyopat

Psikopat ve sosyopat, günlük dilimize ve medya diline yerleşmiş iki terim olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle korku filmlerini ilgi çekici yapma malzemesi olarak görüyoruz. Toplumlar bu karakterlerle ilgili filmleri ve dizileri oldukça seviyor. Ancak bu terimlerin halk arasında kullanımında bazı yanlışlar var. Örneğin sosyopatlar, psikopatlara göre daha tehlikeli ve zeki olarak algılanıyorlar. Ancak durum böyle değil hatta tam tersi.

Klinik psikoloji açısından baktığımızda, sosyopat ve psikopat olarak değil antisosyal kişilik bozukluğu olarak tanımlıyoruz. Bu durum birçok kişiyi şaşırtıyor. Antisosyal kişilik bozukluğu sosyalleşmek istemeyen bireyler için kullanılan bir terim sanılabilir. Ancak antisosyal kişilik bozukluğu kişinin karşısındakine saygı duymaması, empatiden yoksun olması ile tanımlanıyor. Psikopat ve sosyopat terimleri de bu kişilik bozukluğunun iki ucu olarak tanımlanıyor.

Peki psikopat ve sosyopat arasında nasıl farklar var?

Psikopat Sosyopat
Karşısındaki kişiyi umursuyor gibi görünürler ama umursamazlar. Karşısındakine umursamadığını hissettirir.

 

Soğuk davranışlar sergilerler. Dürtüsel davranırlar ve çabuk sinirlenirler.
Karşısındaki kişinin gerginliğini hissetmez. Kolayca sinirlenir ve patlamalar yaşar.
Sahte ve sığ ilişkiler yürütürler. İlişki yürütemezler.
Normal bir birey gibi işe gidebilirler, suçlu kimliklerini rahatlıkla gizlerler. İşe gidemezler, istikrarları yoktur.
Bağlanmakta zorlanırlar ancak kendi yöntemleriyle birilerini sevebilirler. Duygusal olarak zor da olsa birilerine bağlanabilirler.

 

TV kurgularında psikopat ve sosyopatlar daima şiddete meyilli kişilerdir. Genellikle katil olarak resmedilirler. Ancak bu her zaman doğru değildir. Diğer yandan şiddet, antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireyler için bir manipülasyon aracı da olabilir.

Peki bir kişi neden antisosyal kişilik bozukluğuna yakalanır? Genetik nedenler göz ardı edilemez ancak çevresel faktörler de bu kişilik bozukluğuna yol açabilir. Bu alanda yapılan çalışmalarda psikopatların çoğunlukla dağınık ailelerden, sosyoekonomik olarak kötü şartlarda yetişen bireylerden oluştuğu ortaya konmuştur.   Ayrıca çocukluk travmaları da büyük bir rol oynamaktadır. Psikopatlar nüfusun yaklaşık %3’ünde tespit ediliyor. Erkeklerde görülme olasılığı daha fazladır.  Sosyopatlar, psikopatlara göre daha vicdan sahibidir. Yaptıklarının kötü olduklarını bilirler ve duygusal olarak kötü hissedebilirler. Psikopatlar ise tam tersidir. Yaptıkları yüzünden vicdan azabı çekmezler. Hatta birilerine zarar vermek onları için çok önemli değildir.

 

Sonuç olarak psikopatlar daha soğukkanlı, daha zeki, karizmatik özellikler taşır. Bunun en iyi örneklerinden biri de Dexter dizisinin Dexter Morgan karakteridir. Bu seri katil, günlük hayatta düzenli bir işi olan, sosyalleşebilen ancak karşısındakinin duygularına anlam vermeyen bir kişidir. Manipüle yeteneği yüksek olan Dexter, yakalanacağını hissettiği durumları kendi lehine kolayca çevirebilecek bir karakterdi. Ancak sosyopatlar daha dürtüsel kişiliklerdir. Yaptıklarının bir sonucu olduğunu düşünmezler. Sonuç olarak bir sosyopat daha kolay fark edilirken, bir psikopatın psikopat olduğunu anlamak oldukça zordur.

 

https://www.verywellmind.com/what-is-a-sociopath-380184

https://www.mha-em.org/im-looking-for/mental-health-knowledge-base/conditions/127-psychopathy-vs-sociopathy

 

Bir önceki yazımız olan Ders Çalışmak İçin Motivasyon İpuçları başlıklı makalemizde ders çalışma, motivasyon ve pandemi ve motivasyon hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here