Ana sayfa Genel Stockholm Sendromu

Stockholm Sendromu

294
stockholm sendromu
Photo by Pixabay from Pexels

Stockholm sendromu, kişinin esarete ve istismarcıya verdiği olumlu tepkidir. Stockholm sendromuna yakalanan kişi, onu alıkoyan kişiye pozitif tutumlar ve duygular geliştirmeye başlar. Uzmanlar nedenini tam olarak bilemese de bu durumun travmaya karşı verilen bir baş etme stratejisi olduğu tahmin edilmektedir.

Kaçıran kişi rehine ile yüz yüze konuşmalar yaptığında, rehine karşısındakine pozitif duygular beslemeye başlar. Hatta kaçıran kişi rehineye fiziksel bir zarar vermedikçe rehine, bu kişinin vicdanlı olduğu hissine dahi kapılır. Kaçıran kişiye minnet duyar. Bazı rehineler ise kaçıran kişi ile iş birliği yapmak amacıyla pozitif davranışlar sergiler. Bu da Stockholm sendromunun başka bir nedeni olarak görülebilir.

Stockholm sendromu, her rehineye olan bir durum değildir. Mental sağlık çalışanlarının el kitabı olan DSM- V’te Stockholm sendromu özel bir rahatsızlık olarak listelenmemiştir.

Stockholm Sendromunun Tarihi

Kriminolojist ve psikiyatrist olan Nils Berejot tarafından bulunan bir terimdir. 1973 yılında Stockholm’de gerçekleşen bir banka soygunundan sonra ortaya çıkmıştır. Jan Erik Olsson tarafından yapılan soygunda Olsson, dört kişiyi rehin almıştır. Bu durum tam altı gün sürmüştür. Altı günün sonunda, rehinelerin Olsson ve ortağı Olofsson’a karşı pozitif duygular ve tutumlar gösterdiği ortaya çıkmıştır. Olsson ve Olofsson rehinelere herhangi bir zarar vermemiştir. Bu olayın ardından Nils Berejot, rehinelerin kaçıranlara beslediği pozitif tutumlara ‘’Stockholm sendromu’’ adını vermiştir.

Hangi Durumlarda Stockholm Sendromu Oluşur?

Araştırmacılar, psikologlar ve kriminolojistler tarafından sıkça tartışılmaktadır. Hatta bazı uzmanlar böyle bir sendromun olmadığını düşünmektedir. Ancak diğer taraftan böyle bir sendrom yoktur kanısına varılmamıştır.
Stockholm sendromuna yol açan davranışlar;

  • Kaçıran kişinin rehineye insani davranması
  • Yüz yüze konuşması, kişisel sohbetler yapması
  • Rehinelerin polis tarafından aranmadığını düşünmesi, güvenlik güçlerine olan güvenini kaybetmesi

Semptomlar

Rehinenin kaçıran kişiden şefkat algılaması

  • Kaçıran kişiye pozitif duygular ve tutumlar gelişmesi
  • Rehine ve kaçıran kişinin benzer hayat düşüncelerine ve hedeflerine sahip olması, buna bağlı olarak arada bir bağ oluşması
  • Güvenlik güçlerine negatif tutumların olması, yardım alamadığını düşünmesi

Gibi durumlar stockholm sendromuna işaret eder. Rehine kurtarıldıktan sonra bile onu kaçıran kişiye geliştirdiği duyguları devam ettirebilir. Ancak daha çok travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, kaygı bozuklukları görülür. Stokholm sendromu; travma bağlanması, öğrenilmiş çaresizlik ve örselenmiş kadın sendromu ile de ilişkilendirilen bir durumdur.

https://www.medicalnewstoday.com/articles/stockholm-syndrome#symptoms

Bir önceki yazımız olan İntihar Hakkındaki Yanılgılar ve Gerçekler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here