Ana sayfa Genel Travma Sonrası Büyüme

Travma Sonrası Büyüme

104

Bu makale, Uzm. Gülten SANİOĞLU tarafından yazılmıştır.

Son 30 yılda genellikle negatif etkileri yönünden ele alınan psikolojik travma kavramı, gerçek bir ölüm veya ölüm tehdidinin bulunması, fiziksel veya yaşamsal bütünlüğe yönelik bir tehdidin ortaya çıkması gibi beklenmedik olan, kişinin uyum sağlayan baş etme yollarını felç eden olaylar olarak tanımlanabilir. Travmatik olaylar tehlikeli ve ezici niteliktedir. Aniden ortaya çıkmaları sebebiyle korku, kaygı, geri çekilme ve kaçınma tepkilerine neden olur (Türksoy, 2003). Travma sonrası büyüme, kişinin yaşadığı travmatik olay sonrasında, yaşamının belirli alanlarında daha iyi işlevsellik gösterdiği ve kişinin kendi potansiyelini daha iyi ortaya çıkarması olarak açıklanmaktadır.

Travmatik bir olayla karşı karşıya kalmanın, kişiyi travma öncesi durumdan daha güçlü hale getirmesi de mümkündür. Travmanın ardından kişide oluşan olumlu değişimler ”algılanan yarar”,”strese bağlı büyüme” veya ”travma sonrası büyüme”olarak tanımlanmaktadır (İnci,Boztepe, 2013)

Yaşanan travmanın birçok kişide negatif sonuçları olurken travma sonrası büyümeyi sağlayan nedir?

Yayınlanan makalelerde pek çok klinisyen ve bilim insanı (Yalom, 1999) travmatik olayların ardından sadece olumsuz değil, olumlu değişimler de yaşanabileceğini öne sürmüşlerdir.Bu bakış açısı, travma sonrası büyüme kavramını gündeme getirmiştir (Ezerbolat,Özpolat,2016).

Travma Sonrası Büyüme veya Gelişmeyi Etkileyen Faktörler

Travmatik yaşantılardan sonra ortaya çıkan stres tepkileri uzun bir süredir araştırmacıların ve kuramcıların dikkatini çekmektedir. Son dönemlerde, bu tür olaylardan sonra ortaya çıkan olumlu değişimler de vurgulanmaya başlanmıştır.

Travma sonrası büyüme veya gelişim, kişinin yaşadığı travmatik olay sonrasında, yaşamının belirli alanlarında daha iyi işlevsellik düzeyine gelmesi ve gelişim göstermesi şeklinde açıklanmıştır. Psikolojik uyum, sağlamlık, dayanıklılık, sosyo- demografik değişkenler, özyeterlik, sağlık durumu, olaydan önceki deneyimler, travmatik olayın kendisiyle ilgili değişkenler, başa çıkma yolları, kişilik özellikleri, sosyal destek, psikolojik bozukluk hikayesi gibi çeşitli değişkenlerin travma sonrası büyümeyle ilişkili olduğu belirtilmektedir.

Travma Sonrası Büyüme Kavramı

Travma sonrası büyümeyi tüm travmatik yaşantı deneyimi olanlara genellemek olanaklı görünmemektedir ve travmatik olaylarla karşılaşan kişilerin ne oranda travma sonrası büyüme gösterdikleri tam olarak bilinmemektedir. Travma sonrası stres belirtilerinin ortaya çıkmasının nedeni, çevresel bir uyarana travmatik olay verilen doğal stres tepkisinin iyi ele alınamamasıdır. Stres tepkisinin altında, evrimsel psikolojik süreçler yattığı ve temel işlevinin varsayım olduğu düşünülmektedir. Bu biyolojik yanıtın ortaya çıktığı sosyokültürel bağlam ve kişinin psikolojik yapısının, büyük oranda ortaya çıkan tepkinin biçimini belirlediği düşünülmektedir. Evrimsel süreçte en son kazanılan yetenek olanaklı rasyonalitesi bu stres tepkisiyle başa çıkmada önemli bir araç olduğu savunulmaktadır. Bazı boyutlar olaydan hemen sonra görülebilse bile, büyümenin aylar veya yıllar içinde olabileceği görülmüştür. Travma sonrası büyümenin, travma sonrası stres belirtileriyle nasıl bir etkileşim içinde olduğunun, bu alandaki çalışmaların çok yeni olması nedeniyle tam olarak bilinmemektedir. Travma sonrası büyümeyle ilişkili bir başka kavramın psikolojik sağlamlık, psikolojik sağlamlığı yüksek olan çocukların, yoksulluk, ebeveynlerinin düşük eğitim seviyesinde, alkol bağımlısı veya boşanma yaşamış olması karşısında, yaşamlarında başarılı olabildikleri görülmüş, Bu tür çocukların, aktif bir problem çözme stratejilerinin olduğu, kötü olayları da yapıcı bir şekilde ele alabildikleri, diğerlerinin kendilerine olumlu yaklaşmasını sağlayabildikleri ve yaşamda bir anlam bulabildikleri gözlemlenmiştir.

Travmatik yaşantıların sonuçlarının anlaşılmasında, yakın döneme kadar baskın olan yaklaşımın, travma sonrası stres belirtilerini ve/veya TSSB’yi anlamaya yönelik çalışmalar ortaya çıkardığı gözlenmektedir. Travmatik yaşantılardan sonra ortaya çıkan olumlu değişimlerin ve travma sonrası büyümenin psikoloji alanındaki araştırmacıların ve kuramcıların dikkatini çekmesi göreceli olarak yeni olarak nitelendirilmektedir. Hem travma sonrası stres belirtilerini hem de travma sonrası büyümeyi bütüncül bir şekilde araştırmaya yönelik çalışmaları ise, henüz emekleme döneminde olduğu gözlenmiştir. Travma sonrası stres belirtileri ve travma sonrası büyümenin birlikte ele alınmasının, travmatik olaylar sonrasında yürütülecek psikolojik müdahalelerin şekillendirilmesinde de önemli olduğu düşünülmektedir. Travma sonrası stres belirtilerini arttıran veya azaltan değişkenlerin bilinmesi, belirtilerin azaltılmasına yönelik müdahalelerde etkililiği artıracak bir faktör olarak görülmektedir. Benzer şekilde, kişilerin travmatik bir olayla karşılaştıktan sonra büyüme potansiyellerinin fark edilmesi ve uygulamalarda bu büyümeyi destekleyen değişkenlerin bilinmesinin önemli olduğu düşünülmektedir.

Klinisyenler ve sosyal toplum kuruluşlarının birlikte yapacakları çalışmalar neticesinde hastaların hem bireysel hem de sosyal destek bazında aktif hale gelmeleri ruhsal travma sonrası büyümede yaşanabilecek olumlu gelişmeleri destekler nitelikte olabilir.

Bu makale, Uzm. Gülten SANİOĞLU tarafından yazılmıştır. 

 

Boztepe, H.,İnci, F. (2013), Travma Sonrası Büyüme: Öldürmeyen Acı Güçlendirir mi?,Psikiyatri Hemşireliği Dergisi,4(2):80-84

Ezerbolat, M., Yılmaz Özpolat, A. G. (2016). Travma Sonrası Büyüme: Travmaya İyi Yanından Bakmak. Kriz Dergisi 2016, Cilt 24,Sayı 0, s. 020-028.

Türksoy, N. (2003), Psikolojik travma ve tanım sorunları.Psikolojik travma ve sonuçları,1.Baskı,T Aker,M.E.Önder (Eds),İstanbul: 5US Yayınları,s. 9-21

Bir önceki yazımız olan Anna Freud : Hayatı ve Psikolojiye Katkıları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here