13 Eylül 1848’de güneşli bir öğleden sonra bir grup işçi ABD’nin New England kentine bağlı minik bir kasabada demiryolu döşemek için zemin hazırlıyorlardı. İşin başında olan Phineas Gage becerikli, çalışkan ve tanınmış birisiydi ve çalışmalar güzel ilerliyordu. Ancak bir dikkatsizlik sonucu büyük bir kuvvetle fırlayan demir çubuk Gage’in sol yanağını deldi. 7 kiloluk çubuk Gage’in yüzünü delerken göz çukurunu delmiş ve kafatasının tepesinden dışarı çıkmıştı. Bu etki ile metrelerce geri savrulan Gage ölmesi beklenerek hastaneye kaldırıldı. Ancak burada kendisini muayene eden doktor ile konuşabildi ve birkaç hafta içerisinde ailesinin yanına dönebilecek kadar iyi hale geldi. İlk aşamada Gage’in eskisi gibi normal bir şekilde yürüyüp konuşabilmesi, duyularının normal şekilde çalışması ve uzuvlarını oynatabilmesi mucize gibi görüldü.
Fakat gerçek bir süre sonra ortaya çıkacaktı. Gage, iş arkadaşları ve ailesinin betimlemesi ile ‘eski Gage’ değildi. Artık bambaşka bir mizacı ve kişiliği vardı. Önceden sabırlı ve yumuşak başlı birisi iken kaza sonrasında asabi ve bir anı ötekine uymayan biri haline gelmişti. Kazadan önce çok tertipli, arkadaş canlısı, iletişime geçtiği herkesle iyi geçinen biri olan Gage, artık saldırgan, çekilmez ve saygısız biri haline gelmişti. Kimseye hürmet göstermiyor, inatçı, değişken, düşüncesiz ve güvenilmez davranıyordu. Bu özellikleri önceki işini artık sürdürememesine neden oldu ve Gage daha avare hayat sürmeye, tek bir işte tutunamamaya başladı. Bir noktadan sonra kendini sirkte sergiler oldu, kazayı takip eden on yıl içerisinde de sağlığı giderek bozuldu ve 1860 yılında kronik epilepsiye bağlı olarak öldü.
Gage’deki değişimin sebebi neydi?
Gage’in ölümünden 7 yıl sonra cesedi Dr. Harlow tarafından otopsi yapılmak üzere mezardan çıkarıldı. Bu çalışmalar zamanla oldukça ün kazandı. Çünkü bu sayede beyin travması ile kişilik değişimi arasında bir bağlantı olduğu tarihte ilk kez görülmüş oldu. Gage’in beyninde en çok hasar gören bölge, prefrontal korteksti. Hafızası sapasağlamdı. Gayet sağlıklı bir birey gibi çalışabiliyor, seyahat edebiliyor ve sorumluluk sahibi bir bireyin yapması gereken ne varsa her şeyi yapabiliyordu. Fakat kişiliğinin nasıl değiştiğine dair eldeki veriler çeşitlilik gösterse de, herkes kişiliğin prefrontal kortekste yer aldığı konusunda hemfikir oldu. Dünyanın bu konuda tam bir aydınlanma yaşaması için ise bir yüz yıl daha geçmesi gerekecekti. Bu dönemde Portekiz’de ünlü bir doktor olan nöroloji profesörü Egas Moniz ‘frontal lobotomi’ yi bulacaktı.
Kaynaklar
Dutton, K. (2013), Olağan Psikopatlar – Ermişler, Casuslar ve Seri Katillerden Hayat Dersleri, İstanbul: Domingo Yayınevi
Eagleman, D. (2016). Beyin Senin Hikayen, İstanbul: Domingo Yayınevi
Winston, R. (2003). Evrenin En Karmaşık ve Gizemli Nesnesi: İnsan Beyni, Say Yayınları
Bir önceki yazımız olan Kararsızlıkla Nasıl Başa Çıkacaksınız? başlıklı makalemizde doğru seçim yapmak, karar verememek ve karar verme güçlüğü hakkında bilgiler verilmektedir.








