Ana sayfa Genel Ameliyatla Kişiliği Değiştirmek: Frontal Lobotomi

Ameliyatla Kişiliği Değiştirmek: Frontal Lobotomi

1030
https://pixabay.com/tr/vectors/rakamlar-ki%C5%9Filik-adam-%C5%9Feytan-36805/

Guguk Kuşu filmini izlediyseniz, Jack Nicholson tarafından canlandırılan R. P. McMurphy karakterinin, içinde bulunduğu akıl hastanesinin protokollerine göre çok fazla ‘sorun çıkarttığı’ için lobotomi edildiğine ve sonrasında adeta yaşayan bir ölü haline geldiğine tanık olmuşsunuzdur. Bu lobotominin nasıl bir tedavi yöntemi olduğunu ve kimlere uygulandığını merak ettiniz mi?

Aslında her şey, Portekizli nörolog Antonio Egas Moniz’in 1935’te Lizbon Hastanesi’nde paranoyak bir kadın hastaya lokal anestezi uygulayarak kafatasında birkaç delik açması ile başladı. Ardından da beynin frontal lobları sinir sisteminin kalanına bağlayan kısımlarına saf alkol enjekte etti. Moniz’ göre zihinsel hastalığı bulunan insanlardaki anormal nöral bağlantılar, beynin frontal (ön) lobunda bulunuyordu, bazı obsesif ve şizofrenik insanların frontal lobları kısmen çıkarılarak tedavi edilmeleri mümkündü. Bu ameliyatın hemen ardından ameliyat edilen kişinin önceye göre çok daha sakin olması Moniz’i cesaretlendiren bir faktör oldu.  Bu amaçla da sonradan iğne uçlu bir cisimle kafatasını delip frontal lobdaki beyaz maddeyi keserek lökotomi adını verdiği bir yöntemle ameliyatlarını sürdürdü. Moniz, bu ameliyatların sonrasında hastaların bir miktar ‘sersemlemiş’ olduğunu kabul ediyordu ancak yaşadıkları idrar kaçırma, mide bulantısı, yön bulamama, çevreye aşırı kayıtsızlık gibi diğer semptomlarını göz ardı ediyordu. O dönemlerde psikoz, yaygın ve tedavi edilemeyen bir hastalıktı. Bu nedenle de Moniz’in buluşu olağanüstü ilgi uyandırdı.

Bu yöntem sonradan George Washington üniversitesinden Walter Freeman’ın ilgisini çekti. Lobotomi ameliyatlarını psikozların tedavisi için bir devrim olarak gördü ve kendisi de denemeye başladı. İlk hastası Mrs. Hammat son derece huzursuz ve depresif bir kadındı ve lobotomi olmazsa akıl hastanesine yatırılacağı kesindi. Lobotomiyi seçen Hammat, işlemin bir hafta sonrasında düzgün konuşamaz hale geldi, yazı yazamıyor, basit şeyleri hatırlayamıyordu. Ancak zamanla iyileşiyor gibi göründüğü için taburcu edildi. Önceden başına bela olan anksiyeteden tamamen kurtulmuş gibiydi, işlemin ardından 5 yıl kadar yaşadı ve bu süreç eşi tarafından onun en mutlu zamanları olarak tanımlandı. Dr. Freeman bu ameliyatın ardından 623 cerrahi operasyon daha gerçekleştirdi. Bunların %52’sinin iyi, %32’sinin makul, %13’ünün ise kötü sonuçlandığını aktardı. Ancak onun iyi olarak aktardığı vakalarda dahi saatlerce hareket etmeden oturma, çevrelerine aşırı ilgisizlik ve donukluk, hafıza kaybı, sapkın cinsel eylemler gibi davranışlar görüldü. İlerleyen yıllarda Freeman bu cerrahi operasyonu geliştirmeye ve ABD’de tam olarak tanısının ne olduğu belli olmayan binlerce insanı ameliyat etmeye devam etti.

Dünyada Moniz ve Freeman öncülüğünde yaygınlaşan lobotomi, uluslar arası bir heyecan yarattı. Birçok ulusal tıp ve bilim akademisi Moniz’i onursal üyeliğe getirdi ve 1949 yılında kendisi Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.

O dönemlerde psikozun ve diğer ağır ruhsal rahatsızlıkların bir çözümü olmadığı düşünülüyordu. Lobotomi ile kişilerin sakinleşmesi sağlanıyor, bu da tıp camiasında bir çözüm olarak görülüyordu. Ancak sorun şuydu ki, lobotomi ameliyatı geçiren insanlar saldırgan ve zarar verici eğilimlerini kaybederlerken, kişiliklerinin yapı taşlarını da kaybediyorlardı. Örneğin sinirlenme özelliklerini yitirebiliyorlardı ancak bunun yanı sıra neşe, sempati ya da heyecan duyma özellikleri de yok oluyordu. Yani çevrelerindeki insanlar için artık ‘sorun’ olmaktan çıkıyorlardı ama artık ‘kişilikleri’ de yok oluyordu. Lobotomiden vazgeçiş ise 1950’lerin ortalarında yeni ilaç tedavileri bulunması ile oldu. Freeman son ameliyatını 1967’de yaptı. O zamandan sonra ise birçok ülkede bu ameliyat tamamen yasaklandı.

 

 

 

 

Kaynaklar

Winston, R. (2003). Evrenin En Karmaşık ve Gizemli Nesnesi: İnsan Beyni, Say Yayınları

https://www.britannica.com/science/lobotomy

https://psychcentral.com/blog/the-surprising-history-of-the-lobotomy/

 

Bir önceki yazımız olan Kararsızlıkla Nasıl Başa Çıkacaksınız? başlıklı makalemizde doğru seçim yapmak, karar verememek ve karar verme güçlüğü hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here