Ana sayfa Genel Çocuk Sahibi Olmak Kadınlarda Kanser Riskini Azaltır mı?

Çocuk Sahibi Olmak Kadınlarda Kanser Riskini Azaltır mı?

91

Kanser, teşhis edilmesi de tedavisi de çok kolay olmayan bir hastalıktır. Şimdilerde sırf adı bile birçok insanı korkutmaya yetmektedir. Birçok çeşidi ve birçok sebebi olmasına rağmen bütün kanserlerin ortak noktası bir serseri hücrede şans eseri meydana gelen mutasyonlarla başlamasıdır. Aslında hepimizin vücudunda bu serseri hücreler bulunur. Ancak birçoğumuzda bunlar olduğu gibi kalır, üremezler ama bazı durumlarda bu hücrelerin daha fazla mutasyona uğraması ve anormal işlevler göstermeye başlaması, kendini kopyalayarak tümör oluşturmasına sebep olur. İşte kanser dediğimiz olay tam olarak budur. Peki özellikle üreme sistemlerinde gelişen kanserin adet döngüsü ve çocuk sahibi olmak ile ilişkisi nedir?

Östrojen, halk içerisinde ‘kadınlık hormonu’ olarak bilinir. Aslında bütün vücutta faaliyet gösteren bir hormondur ancak kadınların meme, yumurtalık ve rahminde hücre bölünmesinin özellikle güçlü bir uyaranıdır. Her adet döneminde bu hormon artış gösterir ve kadınlar bu dönemlerde vücutlarında yüksek östrojen seviyelerine maruz kalırlar. Bu durum üreme hücreleri çoğalırken, mutasyona uğramış hücrelerin de çoğalabileceği anlamına gelmektedir. Yani östrojen ve onunla bağlantılı bazı hormonlar üreme sistemi kanserleri ile yakından ilişkilidir.

Günümüzde kadınlar ortalama 12-13 yaşlarında adet görmeye başlarlar ve bu regl süreci ellili yılların başlarına kadar devam eder. Genellikle 1-2 hamilelik geçirir ve her hamilelik sonrası da 1 yıl kadar emzirme süreci olur. Yani toplamda yaşamı boyunca 350-400 kez adet görür. Öte yandan eski çağlardaki tipik bir avcı toplayıcının regl döngüsü 16 yaş civarında başlar ve yetişkin yaşamının çoğunda ya hamiledir ya da emziriyordur. Bu da onun hayatı boyunca ortalama 150 kez adet göreceği anlamına gelir. Peki bu karşılaştırma bize ne anlatıyor? Her adet dönemi kadın vücudunda östrojen başta olmak üzere birçok güçlü hormonun salgılanmasını sağlar. Bu nedenle de doğum kontrolü arttıkça, yani kadınlar daha fazla adet oldukça, kanser oranları artar.

Ayrıca, obez kadınlarda östrojen seviyeleri aşırı kilolu olmayan kadınlara kıyasla %40 daha fazladır. Bu da kadınların üreme sistemi kanserlerinin menopoz sonrası obezite ile bağlantılı olduğunu gösterir. Yapılmış bir araştırmada menopoz sonrasındaki süreçte olan kadınlardan obez olanların diğerlerine kıyasla 2.5 kat fazla kansere yakalandıkları görülmüştür.

 

Bu riski azaltmanın tek yolu çocuk sahibi olmak mı?

Elbette ki çocuk sahibi olmakta göz önünde bulundurulması gereken birçok farklı parametre vardır. Günümüzde avcılık toplayıcılık dönemindeki gibi hareket etmek doğru bir yol olmayacaktır. Kişinin kendini hazır hissettiği ölçüde ve bakabileceği kadar çocuk yapması esastır. Üreme sistemi kanserlerinin görülme oranları da fiziksel aktivitenin arttırılması ve beslenme değişimleriyle önemli ölçüde azaltılabilir.

 

 

 

Kaynak

Lieberman, D. A. (2019). İnsan Vücudunun Öyküsü: Sağlık, Hastalık ve Evrim, Say Yayınları: İstanbul

Bir önceki yazımız olan Romantik Filmler Aşk Hayatımızı Nasıl Etkiliyor? başlıklı makalemizde aşk, ilişkiler ve romantik filmler hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here