Ana sayfa Genel Pasif Agresif İletişim

Pasif Agresif İletişim

195
https://www.pexels.com/photo/man-wearing-white-dress-shirt-with-black-necktie-1608113/

Pasif agresif davranışlar, insanların olumsuz duygularını doğrudan saldırgan bir tutum ile sergilemekten ziyade dolaylı olarak saldırgan davranmayı içerisinde barındırmaktadır. Örneğin, pasif agresif tutuma sahip bir kişinin öfkelendiğini düşünelim. Bu kişi muhtemelen, kızgın olduğu bir olay veya durum karşısında öfkeli görünmemekte ve hatta iyi olduğunu iddia etmektedir. Dolayısıyla kişi duygusal olarak açık olmayı reddetmekle birlikte iletişimi keserek, konuyu tartışmayı da reddetmektedir. Ancak bu davranışlar, altta yatan sorunu çözme şansını ortadan kaldırarak sosyal ve romantik ilişkileri git gide zorlaştırır. 

Pasif Agresif tutum DSM-V ile birlikte tanı olmaktan çıkmış ve üzerinde çok fazla araştırmaların yapılmadığı bir konu olmuştur. 

Kendi Pasif Agresif Davranışınızı Keşfedin

Üzgün ​​olduğunuz durumlarda insanlardan kaçıyor veya kendinizi sıkıyor musunuz?

Kızgın, öfkeli hissettiğiniz anlarda insanlarla konuşmayı yarıda bıraktığınız oldu mu?

Başkalarını cezalandırmanın bir yolu olarak işleri erteliyor musunuz?

Anlamlı konuşmalar yapmaktan kaçınmak için bazen alaycı tavırda konuşuyor musunuz?

Pasif agresif davranışları ortadan kaldırmanın ilk adımı kaynağını anlamak ile başlar.  Bu durumdan muzdarip kişiler aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok nedenden ötürü pasif-agresif davranışlarda bulunabilir:

  • Yetki korkusu: Kişi üst mertebe ile ilişkisinde (çocuk/ebeveyn veya çalışan/patron), endişelerini doğrudan ele almanın cezaya neden olacağı inancına sahip olabilir ve bu durumdan korkabilir.
  • Kaybetme korkusu: Yapılan çalışmalar bazı kişilerin, bir kişiye nasıl hissettiklerini söylemenin, o kişinin onları reddetmesine neden olacağı inancı ile ilgili endişe duyduklarını göstermiştir. Örneğin, evli bir adam düşünürsek eşine istenmeyen duygu olarak hissettiği kıskançlıktan bahsetmek istemeyebilir. Bunun sebebi ise karşı tarafın tavrından, kararlarından veya reddedilmekten korkuyor olmasıdır. 
  • Zayıf iletişim becerisi: Bazen insanlar kişiler arası iletişimlerinde pasif agresif yolu kullanırlar, çünkü daha önceki deneyimlerinde doğrudan iletişim girişimleri onlar için yolunda gitmemiştir. Pasif agresif iletişim, sorunlu bir ilişkide çatışmanın kontrolden çıkmasını önlemeye yönelik bir seçenek olarak görülebilir.
  • Modelleme: Pasif-agresif iletişimin tümü kişi tarafından kasıtlı bir davranış olarak serginlenmemektedir. Araştırmalar pasif-agresif ebeveynlerle büyüyen insanların, bu iletişim yolunun etkili ve normal olduğunu düşündükleri için tercih ettiklerini söylemektedir.
  • Utanç: Bazı insanlar duygularından, özellikle de öfkeden utanırlar. Pasif agresif tutum, bu duyguları itiraf etmeden sergilemelerine izin verir.

Özetle pasif agresif tutum için risk faktörleri şunları içerir:

  • Utanç veya çelişkili hissetmek.
  • Başkalarının duygularını önemsememesinden korkmak.
  • Bir ilişkide çatışmadan korkmak.
  • Kişiler arası iletişimde çatışmanın üst rütbe birisi ile olmasından korkmak.
  • Başka birinin onayını kaybetmek istememek.
  • Geçmiş yaşantıda sorunları ortaya çıkarırken var olan yoğun bir ilişki çatışması öyküsü.
  • Genellikle pasif agresif olan ebeveynlere veya aile üyelerine sahip olmak.
  • Sorunlar hakkında verimli bir şekilde nasıl konuşulacağını bilmemek.
  • Bir kişiye öfkeli hissetmek, ancak hissedilen öfke duygusu için tartışmaya hazırlıksız olmak.

Değişim için Ne gereklidir?

  1. Genellikle ilk aşamada birey değiştirilmesi gereken bir durumu olduğunun farkında değildir ya da bunun bir sorun olduğunu henüz fark etmemiştir. Bu nedenle değişim çabası için ilk aşamada çevrenin baskısı ile değişime başlamak yerine olumsuz ve istenmeyen davranışınızı gözlemleyerek tespit etmek ve tanımak oldukça önemlidir. 
  2. İkinci aşama düşünme aşaması olarak anılmaktadır. Bu süreçte kişi konu ile ilgili mümkün olduğu kadar gözlemleyerek toplamış olduğu bilgi üzerinde düşünür ve çevresinden fikir alır. Aynı zamanda kişi bu süreç içerisinde, yaşadığı bu problem ile ilgili değişimin getireceği kazançları ve kayıpları etraflıca değerlendirmelidir. Kişi zaman içerisinde, problem çözümünün beraberinde getirmiş olduğu kazançların daha avantajlı olduğunu fark ettiği an değişim için ihtiyaç duyduğu kararlılığa ulaşabilir.  
  3. İstenmeyen davranışı tespit etme, tanıma ve değişimin gerekliliğini fark etme aşamalarından sonra, kişi artık mevcut problemi için hazırlık veya plan yapmaya başlamalıdır. Bu noktada kendi başınıza eylem planlaması yapamıyorsanız bir profesyonelden yardım alabilirsiniz. 
  4. Değişim sürecinin son aşamasında kişi kazandığı yeni davranışını korumak ve kalıcılığını sağlamak için emek verir. Değişimin sürdürülebilir olabilmesi için kişinin kendisine zaman vererek bu davranış kalıplarını devam ettirmesi gerekmektedir. 

 

Kaynakça 

  • Karancı, Nuray – Gençöz, Faruk – Bozo, Özlem. 2007. Psikolojik Sağlığımızı Nasıl Koruruz? II “Yetişkinlik ve Yaşlılık”, ODTÜ Yayıncılık, Ankara.
  • https://www.goodtherapy.org/blog/am-i-passive-aggressive-signs-youre-using-passive-aggression-to-cope-0522197

 

Bir önceki yazımız olan Yalancının Beden Dili başlıklı makalemizde beden dili ve yalan hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here