Ana sayfa Genel SIK KULLANILAN SAVUNMA MEKANİZMALARI

SIK KULLANILAN SAVUNMA MEKANİZMALARI

320
https://pixabay.com/tr/photos/karate-g%C3%BCn-bat%C4%B1m%C4%B1-kavga-etmek-2578819/

Bu içerik, Klinik Psikolog Pelin Bingöl tarafından hazırlanmıştır

Savunma Mekanizması Nedir?
Savunma mekanizmaları, insanların, onlara kötü hissettiren fikirlerden, bireylerden veya olaylardan kaçınmak amacıyla geliştirdikleri eylemlerdir. Freud bu eylemleri, insanların büyük hüzünlerden, öfke, suçluluk ve utanç gibi duygulardan kaçınmak amacıyla bilinçdışı bir şekilde yaptığını söyler.
Günlük hayatta da hepimizin kullanabildiği bu savunma mekanizmaları ancak çok sık ya da uzun
süre kullanıldığında bir problem haline gelmektedir.

Represyon (Bastırma)
Ego tarafından istenmeyen anı, dürtü ve arzuların bastırılması ve bilinçdışına atılmasıdır. Bunlar süperego tarafından yasaklanan, egoya çıkması kaygı yaratacak isteklerdir. Kısaca ego tarafından ne istenmiyorsa (bu çatışma içerisinde ne bilinmek istenmiyorsa) bir taraf tutması lazım. Bazı şeyleri bunun için görmezden gelmesi lazım. Bu dürtünün, arzunun ya da bir anının parçası olabilir.
Böylelikle ne istenmiyorsa bunun parçasını alıp bilinçdışına atmasına ‘’bastırma’’ denilmektedir. Bireyin kendini tanıması, kendini bilmesi büyük oranda bastırma düzeninin sık çalışmamasına bağlıdır. Bastırma istenmeyen tüm anı ve arzularını bilinçdışına itip bilinçten uzaklaştırdığından birey bunlardan haberdar olma olanağını kaybetmiş olur. Kısaca elbette bastırma ne kadar yapılıyorsa günlük hayat o kadar kaygısız geçecektir. Ancak burada bastırılan malzemeler kişinin
kendisini tanımasına engel olacaktır. Pek çok çocukluk anımızı, rüyalarımızı ya da herhangi bir olayın içindeki detayları unutmamızın sebebi represyondur. Çünkü bilincimizde bir şeyleri uyandıran bu durumları karşılayacak ego gücümüz olmadığında bastırarak rahatlamak iyi bir çıkış yolu olarak görünmektedir.
Terapide kişinin savunma mekanizmalarını elinden alınarak kaygıyla baş başa kalmasını ve o çatışmayı yaşayarak çözebilmesini sağlamak amaçlanmaktadır.

Süblimasyon (Yüceltme)
Kabul edilmeyen arzuların, toplumsal değer yargıları bakımından kabul edilebilecek, kişinin kendisi için daha faydalı olabilecek hatta yeni haliyle alkışlanabilecek biçimlere dönüştürülmesidir.
Süblimasyon (yüceltme) savunma mekanizmaları arasında en olgun ve en sağlıklı olanı olarak geçmektedir. Birey arzularını yüceltebildiği oranda daha az bastıracak ve kendi iç dünyasıyla daha yakın olacaktır. Bir bireyin ruhsal sağlığı birçok etkenin yanında yüceltme kapasitesi olarak da söylenebilir. Ayrıca kişi arzularını ne kadar süblime edebilirse o kadar az diğer savunma
mekanizmalarına ihtiyaç duymaktadır.

Süblime edilmiş hali ile edilmemiş halinin aynı dürtüyü kullanıyor olması lazımdır.
Pedofili………….. Öğretmenlik, PDR
Teşhircilik…………Dansöz
Dışkıyla oynama arzuları……. Seramik
Agresyon………. Boksör, Polis, Asker, Cerrah vb.

Mizah
Bir açıdan, yüceltmenin özel bir biçimi olduğu söylenebilir.
Başka türlü ifade edildiği ya da yapıldığı taktirde, bireyi ve başka kişileri rahatsız edecek bir arzunun, esprili ve estetik bir şekilde dışarı vurulmasıdır. Sinirlendiği kişiye söylemek istediği
şeyleri mizah yoluyla ifade eden insanların kullanmış olduğu bir savunma mekanizmasıdır. Bu savunma mekanizması sayesinde kişi arzu ve dürtüleri hem kabul edilir hale getirecek hemde
istediğini söylemiş olacaktır.

Yer Değiştirme
Bir nesneye yönelik kabul edilemeyen bir arzunun başka bir nesneye yönlendirilmesidir. Söz gelimi ebeveynlerine öfke duyan fakat bunu kabullenemeyen bir genç bu öfkesini topluma, hocalarına ya da çeşitli otorite figürlerine yöneltebilir. Saldırganlık arzularını böylece suçluluk hissetmeden
tatmin edebilir. Yer değiştirilmeye ihtiyaç duyulmasının nedeni ise, agresyonun yöneltildiği ilk nesnenin kaybından korkuluyor olmasıdır. Bu sebeple kişi agresif duygularını daha çok kaybetmeyi göze alabileceği bir şeyi bulup ona yöneltmeyi seçmektedir. Babasına sinirlenen ancak sinirini babasından
çıkaramayacağını bilen bir gencin okuldaki bir büyüğüne gidip kızması bu duruma örnek gösterilebilmektedir.

Yap-Boz
Kişi gerçekte, hayalinde ya da düşüncesinde kurguladığı, uyguladığı negatif bir eylemin veya durumun etkisini ortadan kaldırmak ya da bertaraf etmek amacıyla veya yapılmamış saymak için yaptığı eylemlerdir. Her gece kapıdan biri girmiş veya girecekmiş gibi düşünerek kapıyı açıp kapamak ya da havagazı musluğunu devamlı açıp kapayarak kontrol etmek bu duruma örnektir.

Birey bu yolla sanki havagazını ilk olarak açarak evdekileri zehirlemiş, sonra da kapatarak herkesi kurtarmış olmaktadır. Yap-boz savunma mekanizmasının en yakın örneklerinden biri de uğursuzluğu ya da olumsuz bir şeyin olmasını engellemek hedefiyle tahtaya vurma davranışıdır. Örneğin ’’Ya uçak düşerse’’ deyip sonrasında tahtaya vurmak aslında düşünceyi bozmak için yapılmış kompulsif bir davranıştır. Benzer şekilde el yıkama kompülsiyonunda, ruhsal kirlilik hissi bedensel kirlilik hissine
somutlaştırılırken, yap boz düzeneği de işler ve kişi bu kirliliği gidermek amacıyla ellerini yıkar.

Bir önceki yazımız olan BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM NEDİR? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here