Ana sayfa Genel Tehlikeye Karşı Altıncı Hisle Yaşamak:Kaygılı Bağlanma Stili

Tehlikeye Karşı Altıncı Hisle Yaşamak:Kaygılı Bağlanma Stili

184

Hassas bir bağlanma sistemi

Eğer kaygılı bağlanma stiline sahipseniz, ilişkinizin tehdit altında olduğunu sezinleme yetiniz eşsizdir. Yanlış giden bir şeyler olduğuna dair en ufak bir ipucu bağlanma stilinizi devreye sokar ve bağlanma stiliniz bir kez harekete geçtikten sonra artık ipin ucu kopar: partnerinizden gerçekten sizi sevdiğine ve ilişkinin güvende olduğuna dair kesin bir işaret alana kadar sakinleşmezsiniz. 

Kaygılı bağlanma stiline sahipseniz, çok fazla detayı fark eder ve partnerinizin beden dilindeki olumsuz veya reddedici ifadeleri hemen en kötü senaryoya uyacak şekilde yorumlarsınız. Bu da içsel sisteminizi ‘güvende değilim/ilişkide güvende değilim’ şeklinde harekete geçirir. Sistem harekete geçtikten sonra, düşünceler tek bir amaç için çalışır: partnerle kaybettiği yakınlığı yeniden kurmak. Bu nedenle partnerin ilgisini çekmek için birçok tepkisel davranış geliştirirsiniz. Tepkisel davranışlar, ilişkiye zarar verecek şekilde hareket etmenize neden olabilir. Bu nedenle bu tür davranışları fark etmek çok önemlidir. Bu davranış ve stratejiler partnerinizle ayrıldıktan sonra uzun süre daha devam edebilir. Mantığınız o kişiyle birlikte olmamanız gerektiğini söylese de bağlanma sisteminiz her zaman aynı fikirde olmaz. Bağlanma sisteminizin kendine ait bir zaman akışı vardır. Bu da o insanı uzun bir süre daha düşünmeye devam edeceğiniz, kolayca aklınızdan çıkaramayacağınız anlamına gelir. 

KAYGILILAR İÇİN İYİ BİR İLİŞKİ BULMANIN SIRLARI

Kaygılı bağlanma stiline sahip kişiler için yakınlık, destekleyici, istikrarlı ve uzun süren ilişkiler önemlidir. Belirsizlik ve duygusal ulaşılmazlık kaygılı bağlanma stiline sahip kişileri harekete geçirir, kafalarını meşgul eder. Bağlanma teorisine göre kaygılı insanlar için en ideal ilişki güvenli bağlanma stiline sahip kişilerle kurulan ilişkidir. Ancak siz gene de kendinizi kaçıngan bağlanan kişilerle ilişkide bulup durursunuz. Peki bu neden böyledir?

  1. Bu bağlanma stilleri birbirlerini karşılıklı olarak tamamlar. Her biri diğerinin kendisine ve ilişkiye dair inançlarını teyit eder. Kaçınganların kendilerine dair savunmacı öz algıları, kaygılı biri onlardan çok yakınlık beklediğinde tetiklenir. Kaygılı kişilerinse partnerlerinin verebileceğinden daha fazla yakınlık istediklerine dair öz algıları, önem verdikleri biri tarafından hayal kırıklığına uğradıklarında tetiklenir. Böylece her bağlanma stili aşina olduğu durumu tekrarlar. 
  2. Duygusal lunapark treni: Kaygılı biri olarak kaçıngan biri ile birlikteyseniz ilişkinin başından itibaren karmaşık mesajlar almaya başlarsınız. Bu sizin bağlanma sisteminizi harekete geçirir, güvensiz hissettirir ve ilişkiyle çok meşgul olursunuz. Olumsuz mesajların hemen ardından size güzel bir iltifatta bulunması gibi olumlu bir durum yaşarsınız. Siz de kendinize sizinle ilgilenildiğini söyler ve mutlu olursunuz. Ancak bu durum uzun sürmez. Bir süre sonra gene mesajlar karışık ve muğlak bir hal alır. Yeniden o lunapark treninde aşağı inmeye başlarsınız. Tereddütte kalırsınız, sizi rahatlatacak ufak işaret ya da jest beklersiniz. Bir süre böyle yaşadıktan sonra siz ilginç bir şey yapmaya başlarsınız. Endişeyi, kafanızın meşguliyetini, takıntıyı ve sevginin neşesini aynı kefeye koyarsınız. Gerçekte yaptığınız, harekete geçmiş bir alarm sistemini tutkuyla bir tutmaktır. Bir süre sonra, sizi mutlu etme ihtimali en düşük kişilere çekim duymaya başlarsınız. Unutmayın! Harekete geçmiş bir bağlanma sistemi tutkulu aşk değildir. Evrimsel anlamda gerçek sevgi, iç huzur demektir. 
  3. Kaçınganlar ilişkiyi bitirme eğilimindedir. Üstelik biten bir ilişkinin ardından sıklıkla yenisini çabucak bulurlar. Bu da onların flört havuzunda daha sık ve daha uzun süre yer almasına neden olur. 

Kaygılı biriyseniz Kaçıngan biri ile çıkmamalısınız. Çünkü;

  • Siz yakınlık ve samimiyet isterken onlar belli mesafeyi fiziksel ve duygusal olarak korumak isterler.
  • Siz en ufak reddedilme işaretine karşı aşırı hassasken, onlar çoğunlukla reddedilmeyle ilgili karışık mesajlar gönderirler. 
  • Siz ihtiyacınızı ve sizi rahatsız eden şeyleri doğrudan ifade etmekte zorlanırsınız, tepkisel davranırsınız. Onlarsa sizin sözlü ve sözsüz ipuçlarınızı okumakta kötüdürler.
  • Siz güvenceye ve sevildiğinizi duymaya ihtiyaç duyarsınız, onlar mesafe yaratmak için sizi küçümseme eğilimindedirler.
  • Siz ilişkideki yerinizi açıkça bilmek istersiniz, onlar işleri bulanık bırakmayı tercih ederler. 

Peki Güvenli Bağlanan Biriyle Tanıştığınızda Ne Olur?

Kaygılı bağlanan biriyseniz,  güvenli bağlanan biriyle karşılaştığınızda, kaçıngan bağlanan biriyle olanların tam tersi gerçekleşir. Güvenli birinden gelen mesajlar dürüst, güvenilir ve tutarlıdır. Yakınlıktan korkmaz, sevgiye değer olduklarını da bilirler. Muğlak mesajlar, gerilim ve tutarsızlık yoktur. Nihayetinde bağlanma sisteminiz nispeten sakin kalır. Fakat harekete geçmiş bir bağlanma sistemini sevgiyle bir tutmaya alışkın olduğunuz için, tanıştığınız kişinin doğru kişi olmadığı sonucuna varırsınız, çünkü alışkın olduğunuz ‘güvende değilim’ içsel alarmınız bu ilişkide çalmaz. Sakin bir bağlanma stilini sıkıcılık ve aldırmazlık ile bağdaştırırsınız. Ancak yine de kaygılı biriyseniz, güvenli biriyle çıkmalısınız. Çünkü;

  • Siz yakınlık ve samimiyet istersiniz, onlar da bu konuda rahattırlar, sizi iterek uzaklaştırmaya çalışmazlar.
  • Siz en ufak reddedilme işaretine hassassınızdır, onlar istikrarlı ve güvenilirdirler, karışık mesajlar göndermezler.
  • Siz ihtiyacınızı ve sizi rahatsız eden şeyleri ifade etmekte zorlanırsınız. Onlar iyiliğinizi öncelikli alır ve sözlü-sözsüz ipuçlarınızı okumaya çalışırlar.
  • Siz güvenceye ve sevildiğinizi hissetmeye ihtiyaç duyarsınız, onlar tutarlı bir üslupla daha başından ne hissettiklerini açıkça söylerler. 
  • Siz ilişkideki yerinizi açıkça bilmek istersiniz, onlar da istikrarlıdır ve bağlanma konusunda rahattırlar.

 

 

Bir önceki yazımız olan Yalancının Beden Dili başlıklı makalemizde beden dili ve yalan hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here