Ana sayfa Genel İşsizlik Sürecinde Psikolojik Sağlığı Koruma

İşsizlik Sürecinde Psikolojik Sağlığı Koruma

8

İşsizlik zor bir süreçtir. Hatta bir travmadır. Bütün düzeniniz değişir, planlarınızı yeniden yapmak zorunda kalırsınız. En kötüsü ise gelecek kaygısıdır. ‘’Şimdi ne yapacağım?’’ sorusu aklınızdan hiç çıkmaz. Büyük ekonomik endişeler yaşarsınız. İşsizlik ve psikoloji, birbirlerini etkiler. Hatta işinizi kaybettikten sonra, en çok mental sağlığınız etkilenir. Birçok insan, işsizlik döneminde kaygılı, depresif ve özgüveni düşmüş hisseder. Bunların hepsi olağan tepkilerdir. İş bulmak için çabalamak, kendinde pes etmeme gücünü bulmak, psikolojik sağlığa bağlıdır. Bu nedenle psikolojimizi korumak büyük önem taşır.

İş kaybetmek, bir bakıma yas sürecini ortaya çıkarır. Özellikle sevdiğiniz ve çok ihtiyacınız bir işse, işi kaybetme süreci de  zorlaşır. Birey için iş sadece bir gelir kapısı değil, aynı zamanda toplumdaki statüsüdür. Günlük yaşamının belki de en önemli parçasıdır. Bu nedenle birçok şeyi birlikte kaybetmiş olursunuz.

Yas Süreci

Herkesin yas süreci farklılık gösterir. Ancak yasın da sağlıklı ve sağlıksız halleri vardır. Örneğin tıkınırcasına yemek, alkol tüketmek gibi davranışlar sağlıksız yas olarak görülür. Anlık rahatlamalar sağlayan bu davranışlar, uzun dönemde size zarar verecektir. Sağlıklı bir yas ise şu süreçleri içerir:

Kendinize olayları sindirmek için zaman verin. İşinizin ardından yas tutma isteğiniz uzun sürer. Bu çok doğaldır. Kendinizi, hislerinizi dinleyin. Bu hislerle yüzleşin.

İşsizlik zor bir süreçtir, özellikle ailenizin sorumluluğunu taşıyorsanız daha da zordur. Durumu kabullenmeye çalışın. Patronunuza kızmak, iş yerindeki olumsuzluklara takılmak size bir şey kazandırmayacaktır. Tersine eski problemlere saplanmanıza sebep olur. Ne kadar çabuk kabullenirseniz toparlanmanız o kadar hızlı olur.

Bu süreçte kendinizi suçlamak isteyebilirsiniz. ‘’İşimi çok iyi yaptım, neden böyle oldu?’’ veya ‘’ Ben çok kötü bir elemanmışım ki işimden oldum.’’ gibi düşünceler aklınızda dönmeye başlar. Elbette kendinizi gözden geçirmek iyidir, hata yaptıysak tekrarlamamamızı sağlar. Ancak bunu kendimizi suçlamadan, yapıcı bir şekilde yapmamız gerekir. Diğer yandan sorun her zaman çalışanda değildir. İş yerinin küçülmeye gitmesi gibi birçok etmen de işsiz kalmanıza sebep olmuş olabilir. bu nedenle kendimizi suçlamamak psikolojik sağlığımız için önemlidir.

Sosyal Ağlar Kurmak

İşsizlik sonrası kimi insanlar bu durumdan çok utanır ve sosyal olarak kendini çevresinden çeker. Ancak insan sosyal bir canlıdır. Etrafınızda sizi destekleyecek insanların olması bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olur. Sizi dinleyen kişilerle iletişim kurmak, onlarla hissettiklerinizi paylaşmak çok önemlidir. Bu kişi size çözüm üretmek zorunda değildir. Ancak yargılamadan dinlemesi önemlidir. Diğer yandan yeni sosyal ağlar kurarak yeni bir işin kapısını da aralayabilirsiniz.

Kendinize İyi Bakın

İşsizlik döneminde birçok insan sağlığını önemsemeden beslenir. Hatta maddelere dahi yönelir. Bu davranışlar hiçbir fayda sağlamayacağı gibi sizi olduğunuzdan daha sağlıksız yapacaktır. Bu dönemde iş aramak için enerjinizin olması, hayattan kopmamanız çok önemlidir. Kendinizi daha iyi hissetmek adına çalıştığınız dönemde yapamadığınız hobileri, egzersizleri bu dönemde yapabilirsiniz.

Çocuğunuza İşsiz Kaldığınızı Anlatmak

İşsizlik sürecinin belki de en zor noktalarından biridir. Çocuğunuza işsiz kaldığınızı anlatmanız gerekir. Önemli olan çocuğunuzu ekonomik ve duygusal detaylarla boğmamaktır.
Çocuklar siz söylemeseniz de ortada kötü bir şeyler olduğunu anlarlar. Siz konuşmadıkça, çocuğunuz kendi kafasında senaryolar üretir. Bu nedenle olan biteni açıklamak, çocuğu kendi kötü senaryolarından kurtarmaktır. Çocuklar sizin işsizliğiniz için kendilerini suçlayabilirler. Onlara bunun kimsenin suçu olmadığını anlatın.

https://www.psychreg.org/mental-health-after-job-loss/ https://www.helpguide.org/articles/stress/job-loss-and-unemployment-stress.htm

Bir önceki yazımız olan Anksiyete Sahibi Yakınlarımıza Nasıl Yardım Ederiz? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here