Ana sayfa Kendine Yardım İntrüsif Düşüncelerle Etkileşim Kurma Şekliniz Her Şeyi Değiştirir

İntrüsif Düşüncelerle Etkileşim Kurma Şekliniz Her Şeyi Değiştirir

265

Aynı düşünceye sahip iki kişi, düşünceleriyle çok farklı şekilde etkileşim kurabilmektedir. Örneğin A kişisi tedbirli ve dirençli iken, B kişisi bu düşünce ile ilgili açık ve esnek olabilmektedir. Bununla birlikte A kişisinin intrüzyon deneyimleme konusundaki isteksizliği, psikologların deyimiyle “deneyimsel kaçınma’’ ile açıklanmaktadır. 

Deneyimsel Kaçınma nedir?

Müdahaleci obsesif düşüncelerin kaygı, korku, belirsizlik, tehdit unsuru olma gibi rahatsız edici içeriğinden kurtulmak için uygulanan stratejileri tanımlar. Aslında normal ve zararsız olan deneyimlere karşı verilen bu mücadele, fazlasıyla zaman ve enerji kaybı yaratır ve kişiyi kaçmaya çalıştığı her ne ise onunla daha fazla yüz yüze bırakır. Çünkü kaçınma, anlık rahatlama sağlasa da kaçmaya çalıştığınız şey zihninizde daha da güçlenerek dönüp durmaya devam eder. Unutmayın, kaçındıkça o şeyin gerçek bir tehdit olduğunu düşünmeye devam eder ve var olan düşüncenizi doğrulamış olursunuz. Böylece bir kısır döngünün içinde sıkışıp kalırsınız.

Masum Bir Düşünce Nasıl Takıntıya Dönüşür?

Birey herhangi bir düşünceyi çok önemli, anlamlı ya da tehditkâr olarak ele aldığında, bu düşünce ile yanlış yorumlama yapmış olmakta ve vücudunu zararsız bir düşünce nedeniyle tehlike sinyali vermesi için kandırmış olmaktadır. Bu durumda vücut ‘’ savaş ya da kaç ‘’ sistemini harekete geçirir. 

Savaş ya da kaç sistemi, adrenalin hormonunun salınımı ile kontrol edilen ve vücudun tehlikeli durumlarla başa çıkmak için kullandığı doğal tepki sistemidir. Bununla birlikte ‘’savaş ya da kaç‘’ korku ve kaygı duyguları ile ilişkilendirdiğimiz potansiyel tehditlere karşı, vücudunuzda gözle görülür fiziksel değişiklikler yaratarak sizi saldırmaya ya da kaçmaya hazırlar. Fiziksel belirtilerden bazıları şu şekilde olabilir; artan solunum hızı, artan kalp ritmi, terleme, kas gerginliği, mide rahatsızlığı gibi. Bazen bu bedensel değişiklikler, çok yoğun ve korkutucu görünür ve normal bir intrüsif düşünce ile ilişkilendirilir. Ancak hepsi, savaş ya da kaç tepkisinin bir parçasıdır. 

Bazense istenmeyen düşünceler olduğunda fiziksel semptomlar yaşamasanız bile ‘’ savaş ya da kaç ‘’ tepkisinin bir başka etkisine maruz kalabilirsiniz. Bu etki, tehdit olarak algıladığınız “her şeye” dikkat etmenize ve zihninizin sürekli bunlarla meşgul olmasına neden olur. Gerçekten kişi tehdit altında kaldığında bu tepki çok işe yarar. Örneğin, size yaklaşan bir kaplan olduğunu düşünün. Bu durumda eğer dikkat etmezseniz gafil avlanabilirsiniz. Ancak istenmeyen düşüncelerde savaş ya da kaç sistemi, sizin normal ve zararsız bir düşünceye daha fazla odaklanmanıza yol açar. Basit düşünceler ya da durumlar bile kaplanla karşılaşmak kadar tehlikeli yorumlanır. Bununla birlikte zaman içerisinde bu düşüncenin aklınızdan çıkaramadığınız bir obsesyona dönüşmesine neden olur. Özetle, tehdit altında hissetme, vücudunuzu kandırma ve istenmeyen düşünceye daha fazla odaklanma, zamanla daha fazla tehdit hissetme ve daha da fazla odaklanma benzeri bir kısır döngüye yol açar. 

Yapılan çalışmalar, normal bir intrüsif düşünceyi obsesyon olarak deneyimleyen kişilerin hatalı tutum ve inançlara sahip olduklarını belirtmiştir. Bunlar, abartılı tehdit algısı, abartılı sorumluluk algısı, düşüncelere verilen önem, düşünce eylem kaynaşması, düşünceleri kontrol etme ihtiyacı ve mutlak kesinlik ihtiyacıdır. Kişilerin deneyimlediği bu yaygın inanç ve yanlış yorumlamalar birkaç soruna neden olur. Bunlar;

  • Müdahaleci, zorla düşüncelerin arasına giren intrüsif düşünceleri, sadece zihinsel bir gürültü olarak ele almak yerine, düşüncelerin içeriğine çok fazla odaklanmasına,
  • Kişinin intrüsif düşüncelere açık olması nedeniyle daha fazla kaygı ve sıkıntı hissetmesine,
  • Günlük yaşamda kişinin işlevselliğini bozan ve obsesif kompulsif bozukluk (OKB) kısır döngüsünü devam ettiren ritüellere ve kaçınma kalıplarına yol açar. 

İntrüsif düşünceler, tehditkâr, önemli ve kontrol edilmesi gereken düşünceler olarak yanlış yorumlandığında inatçı ve tedirgin edici obsesyonlara dönüşmektedir. Bu düşüncelerin, gerçekte oldukları şekliyle nasıl görüleceği ve onlarla nasıl etkileşim kurabileceğinizi Bilişsel Davranışçı Terapi teknik ve yöntemleri ile öğrenebilirsiniz. 

 

Bir önceki yazımız olan Daha Az Obsesyona Sahip Olmak başlıklı makalemizde instrüsif düşünce, kompülsiyon ve obsesif kompulsif bozukluk hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here