Ana sayfa Kendine Yardım Kimler Depresyona Girer?

Kimler Depresyona Girer?

184

Birçoğumuz için depresyonun belirtileri açıktır. Daha belirsiz olan kısım, kimlerin depresyona daha yatkın olduğudur. “Herkes depresyona girer mi?” sorusunun cevabı “Evet herkes depresyona girebilir” dir. Ancak bazı özellikler bizi depresyona daha dirençli kılarken, bazı özellikler depresyona daha yatkın olmamızı sağlar. Peki kimler depresyona daha yatkındır?

  1. Başarılı Kişiler: İlk maddenin bu olması sizi şaşırtabilir. Ancak zirveye ulaşmış ve ilerisi için planları kalmamış olan kişiler depresyona girmeye meyillidir. Bu konuda bilişsel davranışçı terapinin kurucusu Aaron Beck, “Başarının en yüksek noktasına, yaşamdaki amaçlarına ulaşmış ve aniden ulaşacak başka bir yer olmadığını fark eden insanları bekleyen yazgı depresyondur” demiştir. Hayatta amaçlara ihtiyacımız var, her gün yataktan kalkıp harekete geçmek için bir nedenimiz olmalı. Aksi takdirde amaçsızlık boşluk hissiyatına ve depresyona kolaylıkla yol açabilmektedir.
  2. İletişim Kuramayanlar: İnsan, sosyal bir varlıktır. Konuşmak, iletişimde olmak her daim temel ihtiyaçtır. Bundan mahrum kalarak, konuşulmayan, dinlenilmeyen ailede büyüyen çocuklar yetişkinlik dönemlerinde de iletişim eksiklikleri yaşayacaklardır. Bu da onları daha içlerine kapanık ve depresif hale getirecektir.
  3. Yarışma Becerisi Olmayanlar: Günümüzde bu kişilikler, ‘bağımlı kişilik’ olarak adlandırılıyor. Bu kişiler çocukluk dönemlerinde sorumluluk verilmeden büyütülüyorlar, daima anne babalarının yanlarında olacaklarını düşünüyorlar. Dolayısıyla yetişkinlikte de kendilerini her şeyden sakınır hale geliyorlar. Bu da onların kaybetme korkusu nedeniyle hiçbir yarışa girmemelerine neden oluyor. Yani yarışmıyorlar, vazgeçiyorlar ve bu da onları depresyona daha yatkın hale getiriyor.
  4. Yapacak Çok İşi Olanlar: Kendine sürekli olarak yapacak iş bulan, bunları sıralamaya koyamayan, hayatını dağınık bir şekilde yaşamak zorunda kalan insanlar bir noktada yorulurlar. Bu da onları daha bitkin düşürür, cesaretlerini kırar ve depresyona meyilli kılar.
  5. Yapacak Hiçbir İşi Olmayanlar: Yukarıda da bahsedildiği üzere hayatta amaçsız olmak, boşlukta süzülme hissiyatına benzer. Kişinin gündelik hayatını sürdürecek, onu yataktan kaldıracak bir beklentisi yoksa depresyona girmeye oldukça yatkındır. Unutmayın sıkıntı depresyonun çocuğudur.
  6. Koşulları Ağır Olanlar: Bazı insanlar yaşamlarında öyle trajediler yaşarlar ki ağır bir depresyona girmek için açık bir tetikleyicileri vardır. Bu tür stres verici yaşam olaylarının yol açtığı depresyonun üstesinden gelmek bir tık daha zorlayıcıdır. Ancak ilk adım gerçekleri kabul etmektir. Kabullenme, stresin üstesinden gelmek için bir kritik eşiktir.
  7. Ciddi Hastalıkları Olan İnsanlar: Pek çoğumuz için ciddi bir hastalık taşıdığını öğrenmek kabullenmesi ve üstesinden gelmesi oldukça zor bir durumdur. Yaşam umutsuz hale geldiğinde depresyon kaçınılmaz olur. Dolayısıyla ciddi bir hastalığı olan insanların depresyona meyilli olmaları oldukça yüksek olasılıktır.
  8. Kendisini Değerli Görmeyenler: İnsanın kendi imajını doğru bir şekilde değerlendirmesi istenir bir şeydir ancak pek çok kişi için bu kolay bir durum değildir. Kendi değerinin farkında olmayan kişiler, hiçbir şeyi doğru yapamadıklarını düşünürler, kendilerini kötü hissederler. Birçok araştırmada kanıtlanmıştır ki benlik saygısındaki bu azalma, depresyon ile yakından ilişkilidir.
  9. Çok Yüksek Standartları Olanlar: Kimi insanlar aileleri veya arkadaşları tarafından zorlanmış olduğu ya da kendileri mükemmele yakın standartlar oluşturduğundan kendilerine olanaksız hedefler belirlerler ve bu hedeflere ulaşamadıklarında depresyona meyilli hale gelirler. Hayatta mükemmel hiçbir şey yoktur. Standartları mantık çerçevesinde belirlemek, onları daha ulaşılabilir kılacaktır.
  10. Kendilerini Suçlu Hissedenler: Derin bir suçluluk duygusu yaşayan kişiler nedeni ne olursa olsun kolayca depresyona girerler. Suçluluk bulutlarının kişinin başının üstünde dolaşması, depresyonun en belirgin öncüllerinden biri kabul edilir.

 

 

Kaynak

Littauer, F. (1997). Depresyonu Yenmek, Sistem Yayıncılık.

Bir önceki yazımız olan Sorunları Giderme Oturumları başlıklı makalemizde çiftler, iletişim problemleri ve ilişki sorunları hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here